Başvurunun kapsadığı örgütler

Gürcistan’da beş partiyi kapsayan yasaklama davasının ilk kurumsal sonucu, incelemenin Anayasa Mahkemesi genel kuruluna taşınması oldu. Birinci heyetin 6 Ekim tarihli kararı, her partinin faaliyetini ve ileri sürülen her yasaklama gerekçesini ayrı ayrı ele alan bir inceleme ihtiyacını tarif ediyor. Heyet, 88 milletvekilinin açtığı davayı genel kurula gönderirken özellikle bu çeşitliliği ve anayasal ölçütlerin önemini gerekçe gösteriyor. Başvuru sahipleri için siyasi birliktelik iddiası ile her parti hakkında yasaklama gerekçesini kanıtlama işi arasında belirgin bir mesafe var.[1]

Davada Birlik–Birleşik Ulusal Hareket, Değişim İçin Koalisyon, Güçlü Gürcistan–Lelo, Federalist Parti ve Gakharia Gürcistan İçin yer alıyor. Güncellenmiş başvuru 24 Eylül’de sunulmuş, 28 Eylül’de birinci heyete dağıtılmıştı. 6 Ekim’de sözlü duruşma yapılmadan gerçekleştirilen hazırlık oturumunun sonucu, uyuşmazlığın genel kurula taşınması oldu. Kararın kesinlik hükmü bu sevk işlemine ait: sonuç bölümünde parti faaliyetlerini durduran veya partileri yasaklayan bir hüküm yok.[1]

Ortak amaçtan ayrı gerekçelere

Başvuranların anlatısında ortak amaç, seçimlerin meşruiyetini tanımama ve anayasal düzeni zorla değiştirmeye yönelik faaliyetler öne çıkıyor. Heyetin gerekçesi ise Anayasanın 23. maddesindeki yasaklama nedenlerinin birbirinden farklı olduğunu vurguluyor. Anayasal düzenin zorla değiştirilmesi, bağımsızlığın veya toprak bütünlüğünün ihlali, savaş ve şiddet propagandası ile toplumsal düşmanlığı körükleme aynı hukuki gerekçe olarak sıralanmıyor. Bu ayrım, siyasi yakınlığı tek başına bütün partilere aynı yaptırımı uygulayan bir araca çevirmeyi zorlaştıran bir inceleme yükü getiriyor.[1]

Bunun siyasi etkisi, başvuranların bütün muhalefeti tek bir ortaklık üzerinden tanımlamasına karşı yargısal incelemenin parti ve gerekçe düzeyine inmesi. Böyle bir yapı, her örgütün hangi faaliyeti nedeniyle hedef alındığını görünür kılar. Yine de genel kurula sevki partiler lehine verilmiş bir güvence saymak erken: organik yasa, özellikle önemli anayasal yorum sorunları için bu yolu açıyor. Sevk, başvuruyu reddetmek kadar, kapsamlı bir yasaklama ölçütünün geliştirilmesine de hizmet edebilen usuli bir tercih.[1]

Genel kurulun önündeki sınır

Genel kurulun önündeki iş, siyasi benzerlikleri sınıflandırmaktan daha kapsamlı. Heyet, her parti bakımından ileri sürülen amaçların gerçekten varlığının gerekçelendirilmesini ve uygulanacak anayasal yaklaşımın belirlenmesini istiyor. Bu nedenle davanın stratejik ağırlığı, yalnızca adı geçen beş örgütün geleceğinde toplanmıyor. Mahkemenin siyasi faaliyeti bir yasaklama gerekçesine bağlama biçimi, parti örgütlenmesinin hangi davranışlar üzerinden sınırlandırıldığını da tarif ediyor.[1]

Bu aşamada izlenebilecek somut nokta, genel kurulun gerekçesinde her parti ile her yasaklama nedeni arasında nasıl bir bağ kurduğu. Ayrı faaliyetler ve ayrı gerekçeler üzerinden yürüyen bir inceleme, başvuranların ortak amaç iddiasına farklı bir hukuki yük bindirir; bütün örgütleri tek bir siyasi kategori içinde değerlendiren yaklaşım başka bir sonuç üretir. 6 Ekim kararı bu tercihi henüz yapmıyor. Fakat sevkin gerekçesini açıkça yazarak, kararın hangi anayasal sorulara yanıt vermesi gerektiğini belirliyor.[1]