Aynı boğaza bağlı alıcılar
Manila’ya gelen enerji bakanlarının önünde paylaşabilecekleri yakıt kadar, aynı anda kaybedebilecekleri tedarik var. ASEAN ülkeleri savaş öncesinde petrol ihtiyaçlarının yaklaşık yarısını Orta Doğu’dan karşılıyordu. Filipinler, çatışmanın ilk haftalarında yakıtın 45 gün içinde tükenebileceği uyarısıyla enerji acil durumu ilan etti. Ortak yakıt paylaşımı, bir ülkenin açığını komşusunun fazlasıyla kapatabilir; fakat aynı boğaz kesintisinden etkilenen alıcılar için o fazlanın nerede bulunduğu ilk pazarlık konusu haline gelir.[1]
Sharon Garin’in bölgesel işbirliğini uygulanabilir düzenlemelere dönüştürme talebi bu nedenle somut bir teslimat sorusu içeriyor. Benim ölçüm, ortak açıklamanın uzunluğu yerine hangi ülkenin hangi koşulda yakıtı serbest bırakacağı olurdu. Kendi tüketicisi için stok tutmak isteyen hükümet ile komşusuna yardım sözü veren hükümet aynı kararın iki tarafında duruyor. Yakıtın tahsis kuralı, tedarikçiyi değiştirme seçeneği ve teslim süresi belirlenmedikçe ortak havuzun kullanıcılara sağlayacağı koruma belirsiz kalır.[1]
Elektrik için tamamlanmış hat gerekiyor
Petrolün yerine elektrik koymak ikinci bir çıkış yolu sunuyor; bu yolun kapasitesini kablolar belirliyor. 1990’lardan beri gündemde olan ASEAN elektrik şebekesinin öncelikli 18 projesinden 9’u tamamlandı. Filipinler açısından denizaltı kablolarının finansmanı ve yönetimi öne çıkarken, Singapur Endonezya gibi komşularından elektrik ihracına ilişkin taahhütleri sağlamlaştırmak istiyor. Alıcıya yeni bir tedarik seçeneği kazandıracak olan, bu bağlantıların tamamlanması ve kullanılabilir hale gelmesi.[1]
Bu alternatifin ölçeği talebin hızına yetişmek zorunda. Uluslararası Enerji Ajansı, bölgede elektrik talebinin 2026–2030 arasında yılda ortalama %5,4 artmasını bekliyor. Tamamlanmış bir bağlantı bile artan iç talep karşısında ihracata ayrılabilen miktarla sınırlanır. Bu yüzden yeni bir hattı, her koşulda kullanılabilecek yedek kapasite saymam. Gecikmenin nedeni siyasi çekişme olabileceği gibi finansman veya mühendislik zorluğu da olabilir; 9 projenin tamamlanmamış olması tek başına bunların ağırlığını açıklamıyor.[1]
Teslimat kararının siyasi sahibi
ASEAN’ın ortak yasama ve uygulama yetkisi bulunmuyor. Enerji araştırmacısı Laurence Delina, bağlantıların teknik olduğu kadar siyasi bir sorun olduğunu ve işbirliğinin çoğunlukla ikili anlaşmalarla yürüdüğünü belirtiyor. Bu yapı, bir elektrik ihracatçısının veya yakıt stoku tutan devletin kararını bölgesel bir makamın doğrudan değiştiremeyeceği anlamına geliyor. Kullanıcının erişimi, ulusal taahhütlerin ve ikili düzenlemelerin kriz sırasında nasıl işleyeceğine bağlı kalıyor.[1]
Manila sonrasında bakacağım somut değişiklik, elektrik bağlantısı için sağlanan finansmanla birlikte yakıt paylaşımında miktar, süre ve tahsis koşullarının açıklanması olurdu. Bu koşulların yayımlanması, yardım isteyen ülkenin neye güvenebileceğini hesaplamasını sağlar. Bakanların önündeki tercih, acil tedariki kolaylaştırırken gelecekte aynı güzergâha olan bağımlılığı azaltacak yatırımı da ilerletmek. Hanehalkı ve işletmeler açısından değeri, kriz anında gerçekten teslim edilebilen yakıt ve elektrik belirler.[1]