Yük artık nereden yükleniyor

COSCO Shipping Energy Transportation ile China Merchants Energy Shipping birlikte, her biri yaklaşık 2 milyon varil taşıyabilen 100'den fazla çok büyük ham petrol tankeri işletiyor; savaş öncesinde Çin'in Orta Doğu'dan aldığı ham petrolün kabaca yarısı bu gemilerle geliyordu. Temmuz sonundan bu yana iki şirket de Hürmüz Boğazı'na ve Bab-ül Mendep'e gemi sokmadı. Temmuzda dört COSCO süper tankeri ile bir China Merchants gemisi yükünü Fujairah açıklarında aldı; ağustos ile eylül ortası arasında yaklaşık 24 geminin Fujairah ve Umman limanları yakınında yüklenmesi planlanıyor.[1]

Aktarmanın hacmi de görünür durumda: gemiden gemiye aktarım haziran ve temmuzda günde 600.000 varili aştı, oysa nisan ve mayısta kayda geçen aktarım yoktu. Aynı aylarda Umman'dan Çin'e yapılan seferlerde günlük tanker kârı, savaş öncesindeki 30.000 ile 40.000 dolar aralığından yaklaşık 110.000 dolar düzeyine çıktı. Sapak bir engel olmaktan çıkıp bir fiyata dönüştü ve bu fiyat, sapağı yapabilen tonajı ödüllendiriyor. Kârdaki sıçramanın başka nedenleri de olabilir; savaş risk primi ile tonaj sıkışıklığı navlunu kendi başına yukarı iter. Yine de sıçramanın COSCO ile China Merchants'ın rota değişimiyle aynı aylara denk gelmesi, ödemenin nereye gittiğini gösteriyor.[1]

Boğazın kapasitesi, pompanın fiyatı

Boğazın kendisinde kapasite geri gelmedi. Günlük geçiş sayısı savaş öncesindeki 100'ün üzerinden tek haneli düzeyin biraz üstüne indi ve bunların azı tanker. Savaşın başından bu yana küresel piyasadan her gün 5 milyon ile 6 milyon varil eksik kalıyor; ölçüt ham petrol yeniden varil başına 90 dolar sınırının üzerinde. ABD'de ortalama benzin galon başına 4,06 dolar; bir yıl önce galon başına 3,14 dolar idi. Bu köşe daha önce, Hürmüz'de rota çizilirken geçiş ücretinin yazılmadığını ve ücret tarifesi ile uygulayıcı makam ilan edilmediği için boğazın maliyetinin sigorta priminde kaldığını yazmıştı. O maliyet artık orada durmuyor: navlun marjına ve pompa fiyatına taşınmış görünüyor.[2], [4]

Bu tabloda, Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in geçen hafta yaptığı sıralama anlam kazanıyor: birinci hedef petrol ile gazı Amerikalılar için ucuz tutmak, ikinci hedef İran'ın nükleer silaha ulaşmaması. Vance'in ardından Trump, nükleer programın hâlâ en üstteki öncelik olduğunu yineledi. ClearView Energy Partners'tan Kevin Book ise önceliğin kimi zaman ekonomik durum, kimi zaman nükleer görev, kimi zaman askerî görev olduğunu söylüyor. Bir savaşın açıkça söylenen ilk amacı bir tüketici fiyatına indiğinde, başarının ölçüsü de boğazdan geçen gemi sayısına iner.[2]

Eksik varili kim dolduruyor?

Eksik varilin bir bölümü Karayipler'den geliyor. Enerji Bakan Yardımcısı Kyle Haustveit'in Houston'daki bir sektör etkinliğinde verdiği rakama göre, Venezuela'nın yaklaşık 1,25 milyon varillik günlük üretiminin 500.000 varilden fazlası Amerika Birleşik Devletleri'ne akıyor. Ham petrol ağır ve yüksek kükürtlü; Körfez Kıyısı rafinerileri tam da bu girdiyi işlemek üzere kurulu. Karşı yönde, harmanlama için günde 100.000 varilden fazla nafta geri gönderiliyor.[3]

İkame bir coğrafya çiziyor: Körfez'den çıkan variller doğuya, Fujairah ve Umman açıklarındaki aktarma noktaları üzerinden gidiyor; Körfez Kıyısı'na varan variller Karayipler'den geliyor. Bu düzenin ne kadar kalıcı olduğu ölçülebilir. Hürmüz'deki günlük geçiş sayısı tek haneli düzeyde kalır ve Fujairah ile Umman açıklarındaki gemiden gemiye aktarım günde 600.000 varilin üzerinde seyrederse, Venezuela'dan Körfez Kıyısı'na giden akışın 31 Ekim 2026'ya kadar günde 500.000 varilin üzerinde kalmasını bekliyorum. İzlenecek gösterge açık: Fujairah ile Umman açıklarındaki aktarma hacimleri ve Körfez Kıyısı'na varan Venezuela varilleri.[1], [2], [3]