Ödeme, pazarlığa somut bir karşılık ekledi

Moldova’nın 18 reformu tamamlamasının karşılığında Avrupa Komisyonu’nun ödediği 157 milyon euro, Brüksel’deki Ortaklık Konseyi’nin en somut sonucuydu. Başbakan Vasile Tofan’ın heyeti için reform taahhüdünün karşılığında kullanılabilir kaynak var; Kaja Kallas ve Marta Kos’un temsil ettiği AB için ise ödemeden önce değerlendirilen yükümlülükler. Bu sıralama, üyelik hedefine yürüyen küçük bir devlet ile büyük bir kurum arasında karşılıklılığın nasıl kurulduğunu gösteriyor. İlişkinin ilerlemesi, Moldova’nın uyguladığı adımlarla AB’nin verdiği karşılığın aynı süreçte görünür olmasına dayanıyor.[1]

Performansa bağlı toplam finansmanın yaklaşık 661 milyon euroya ulaşması, karşılığın tek toplantıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Kurumun elindeki araç, reformların yerine getirilmesini bir sonraki ödemeye bağlayan süreklilik. Moldova açısından bunun değeri, siyasi destek beyanını bütçede kullanılabilir bir kaynağa çevirmesi. Aynı düzenek AB’nin koşul koyma gücünü de koruyor. Bununla birlikte ödeme, Moldova’nın ihtiyaç duyduğu mali desteğin sürdürülmesi olarak da okunabilir; tek başına hangi tarafın pazarlıkta daha fazla taviz verdiğini ölçmez.[1]

Müzakerenin temposu ayrı bir karar alanı

Konsey, temel konuları kapsayan 1 numaralı küme ile dış ilişkileri kapsayan 6 numaralı kümenin açılmasını memnuniyetle karşıladı. Küme, üyelik müzakerelerinde bir arada ele alınan konu başlıklarını ifade ediyor. Kalan kümelerin açılması da ortak hedef olarak dile getirildi. Moldova böylece yalnızca kaynak isteyen bir ortak konumunda kalmıyor; AB kurallarına uyumunu müzakere gündemine taşıyor. AB ise tamamlanan reformlara ödeme yaparken müzakere sürecinde değerlendirme ve koşul koyma alanını sürdürüyor. Tarafların aynı üyelik hedefini paylaşması, her adımın zamanlaması üzerindeki pazarlığı ortadan kaldırmıyor.[1]

Yargı bölümündeki fiiller bu pazarlığın uygulama yükünü somutlaştırıyor. Konsey, hâkim ve savcıların değerlendirilmesini, yolsuzluk soruşturmalarını, kovuşturmaları ve kesinleşmiş mahkeme kararlarını vurguladı. Hükümetin reformu kabul etmesiyle yargının sonuç üretmesi arasında farklı kurumların çalışması gerekiyor. Bu nedenle Tofan’ın masada verdiği siyasi taahhüdün taşıyıcısı yalnızca başbakanlık olamaz. Bağımsız ve tarafsız yargı hedefi, siyasi liderlerin süreç üzerinde sınırsız denetim kurmasına da sınır çizer. Kurumsal reformun bu niteliği, üyelik pazarlığının içeride kimlerin yetkisini değiştirdiğini önemli kılıyor.[1]

Dayanıklılık desteği ve içerdeki katılım

Güvenlik ve enerji desteği, müzakereler sürerken Moldova’nın karşı karşıya olduğu baskıları da masaya getiriyor. Konsey, kriz yönetimi ve karma tehditlerle mücadele desteğini ele aldı; enerji dayanıklılığına ilişkin işbirliğini sürdürdü. Tek Euro Ödeme Alanı üzerinden daha ucuz transferler ve ortak transit kuralları üzerinden kolaylaşan ticaret, ilişkinin günlük hayattaki karşılıkları. Bu araçlar AB’ye yakınlaşmayı devletler arasındaki beyanların ötesine taşıyor. Yine de sınırdaki güvenlik baskısı veya enerji ihtiyacı, reformların toplum içinde nasıl müzakere edildiği sorusunu geri plana itebilir.[1]

Ortak açıklamanın geniş toplumsal desteği ve kapsayıcı reform sürecini vurgulaması bu yüzden dikkate değer. Ödeme ile müzakere gündeminin birbirini desteklemesi, reformları uygulayan kurumların ve yükünü taşıyan yurttaşların sürece katılımını gereksiz kılmaz. Brüksel toplantısının dengesi burada: Moldova tamamladığı adımlar için somut karşılık alıyor, AB ise sonraki aşamalarda koşul koyma alanını koruyor. Bu düzenin gücünü, yeni bir toplantının yapılmasından çok reformların uygulanması, mahkemelerin sonuç üretmesi ve kalan kümelerin açılmasına ilişkin ortak kararlar belirler.[1]