Sorular ve arkasındaki inceleme
Pentagon, NATO müttefiklerine bir soru formu gönderdi. Form her hükûmete, Avrupa'da, Orta Doğu'da ve Batı Yarımküre'de ABD dış politika önceliklerini açıkça destekleyip desteklemediğini ve Avrupa devletlerinin kendi savunmalarının ana yükünü taşıdığı yenilenmiş bir NATO vizyonunu resmen onaylayıp onaylamadığını soruyor. Formdaki bazı sorular savunma harcaması ve üretim aritmetiğiyle ilgili, dolayısıyla sıradan. Bu form, Avrupa'da konuşlu yaklaşık 80.000 Amerikan askerini kapsayan bir kuvvet konuşlanması ve üs incelemesinin parçası.[1]
Sorulardan ikisi diğerlerinden daha çok iş görüyor. Biri, bir ülkenin Amerikan erişimine, üslerine ve hava sahası geçişine hangi kısıtları koyduğunu soruyor; hemen ardından geleni bu kısıtları azaltmaya ya da kaldırmaya istekli olup olmadığını soruyor. Destek sorularıyla birlikte okunduğunda ikisi, ittifak üyeliğini yeni bir para biriminde fiyatlıyor. Eski defter paraydı: 2035'e kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'i ve Avrupalı müttefiklerle Kanada'nın 2025'te eklediği 139 milyar dolar. Yeni defter imzalı bir siyasi tutum istiyor ve İran savaşı için hava sahasını açmayan İspanya ile Amerikan savaş uçaklarının Sicilya'daki bir deniz tesisine inmesini engelleyen İtalya, herkesin şimdiden okuyabildiği kalemler. ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi Matt Whitaker, formun yeterliliği ölçtüğünü ve bir sadakat sınaması olmadığını söylüyor.[1]
Aracın durduğu yer
Güney Kore aynı sorunu öbür uçtan çözmeye çalışıyor. Cumhurbaşkanlığı'ndan üst düzey bir yetkili cuma günü hükûmetin Hürmüz Boğazı için seçenekleri hâlâ değerlendirdiğini ve hiçbir şeye karar verilmediğini söyleyerek somut hazırlık yapıldığı yönündeki haberleri reddetti. Ele alınan unsurlar sınırlı ve bilinçli olarak muharip nitelikte değil: 11.000 tonluk lojistik destek gemisi Soyang ile donanmanın bir P-8A deniz devriye uçağı.[2]
Aynı yetkili, Pentagon'un formunun aşamayacağı sınırı da çizdi. Anayasaya göre bir ya da iki askerin görevlendirilmesi bile asker gönderme sayılıyor ve Millet Meclisi'nin onayını gerektiriyor; hükûmet ise bu görüşmeler aşamasına henüz gelmedi. Bir soru formu, bir hükûmetin Amerikan öncelikleri hakkında söylemeye razı olduğu şeyi saptayabilir; o cümleyi bir gemiye çeviren oyu getiremez. İspanya'nın hava sahasını açmaması ve İtalya'nın deniz tesisini kapalı tutması da iç siyasetin içinde alınmış kararlardı ve Pentagon'un topladığı yanıtlar aynı zeminin üzerinde duruyor.[1], [2]
Garantinin kendisi de masada
Londra cuma gününü, bir müttefikin normalde verili saydığı şeyi yüksek sesle söyleyerek geçirdi. Downing Street, Britanya'nın Falkland Adaları konusundaki tutumunu sarsılmaz diye niteledi ve başbakanın adalıların İngiliz deniz aşırı toprağı olarak kalma isteğini bütünüyle desteklediğini bildirdi; dışişleri ve savunma bakanları da kendi güvencelerini kamuoyuna verdi. Tetikleyen, Javier Milei'nin televizyonda adaları Arjantin'e ait sayması ve Sea Lion sahasında sondaja hazırlanan şirketlere yaptırım sözü vermesiydi. Güvencenin bu kadar açık dile getirilmesini gerektiren şeyse, perşembe günü olası bir çatışmada Amerika Birleşik Devletleri'nin Britanya'ya yardım etmeyebileceğini ima eden Donald Trump'tı.[3]
Üçü yan yana konduğunda pazarlığın biçimi masanın iki yakasından da görünüyor. Washington, askerlerinin nerede duracağına karar vermeden önce müttefiklerinden siyasi desteklerini kalem kalem yazmalarını istiyor; müttefikler ise NATO formunda onaylamaları istenen garantinin kendisinin de gözden geçirildiğini görüyor. Kuvvet konuşlanması incelemesi ülke bazında sayı yayımlarsa, İspanya ve İtalya rakamları yazılı desteğin Amerikan askerlerini yerinden oynatıp oynatmadığını gösterir. O ana kadar dürüst okuma şu: form hükûmetlerin imzalamaya razı olduğu şeyi ölçüyor, gerçekte verebileceklerine ise başka bir yerde karar veriliyor.[1], [3]