1982'de boş bırakılan sayfa
GB News'e verdiği ve perşembe günü yayımlanan söyleşide, Falkland Adaları üzerinde yeni bir çatışma çıkarsa ABD'nin Britanya'nın yardımına gelip gelmeyeceği sorulan Donald Trump taahhütte bulunmadı. Britanya'nın 1982 savaşındaki tutumunu överek çok iyi davrandığını ve adaları oldukça güçlü biçimde geri aldığını söyledi; ardından Britanya'nın iyi durumda olmadığını ve kendisine yardım etmek için orada olmadığını dile getirdi. Bu, ülkenin İran'a karşı yürüttüğü harekâta katılmamasına gönderme yapıyordu. Washington, Arjantin ile Britanya'nın egemenlik iddiaları arasında tarafsız kalırken Britanya'nın adaları yönettiğini tanıyor; söyleşide bu ifadeyi değiştiren bir şey olmadı.[1]
1 Eylül'de bu köşede yayımlanan yazı, 1982 uzlaşmasının adaların yönetimini Britanya'ya geri verirken egemenlik başlığını yazıya geçirmediğini ve Washington'ın açıkladığı tutumu hukuki bir bedel ödemeden yeniden açabilmesini mümkün kılan şeyin o boş sayfa olduğunu savunmuştu. O yazı tetikleyici olarak Britanya'nın savunma harcaması taahhütlerini adlandırmış; adı açıklanmayan bir ABD yetkilisinin Telegraph'a, Britanya bu taahhütleri yerine getirmezse Washington'ın tutumunu değiştirebileceğini söylemesine dayanarak izlenecek tarih olarak 28 Ekim'deki bütçeyi işaret etmişti.[2]
Yayında adı konan başka bir şart
Boş sayfa mekanizmayı hâlâ açıklıyor. Egemenlik hiç yazıya geçirilmediği için tanıma, geri çekilebilecek bir şey olarak elde kalıyor ve onu geri çekmenin Washington açısından hukuki bir bedeli olmuyor. Perşembe günü değişen şey, tanımanın hangi hesaba karşı tutulduğudur. Trump'ın yayında adını koyduğu şart, İran konusunda alamadığını söylediği yardımdı; bu şart, önceki yazının belirlediği savunma bütçesi tetikleyicisinin yerini alıyor: 2030 için verilmiş bir taahhüt hâlâ yerine getirilebilir, oysa çoktan yürütülmüş bir harekâta sonradan katılmak mümkün değildir. İleri bir tarihe bağlanmamış bir şikâyetin sona ereceği bir tarih de yoktur.[1], [2]
Londra, uzlaşmanın açık bıraktığı tek dilde yanıt verdi. Başbakan'ın sözcüsü Tom Wells, Britanya'nın tutumunu köklü ve sarsılmaz diye tanımladı, egemenliğin Birleşik Krallık'ta olduğunu ve ada halkının kendi kaderini tayin hakkının her şeyin önünde geldiğini söyledi; adalarda yaşayan yaklaşık 4.000 kişinin Britanya denizaşırı toprağı olarak kalmayı seçtiği 2013 referandumunu hatırlattı. Buenos Aires'te okuma ters yönde ilerledi: Devlet Başkanı Javier Milei sözleri memnuniyetle karşıladı ve Arjantinlilerin en kutsal davası konusunda önemli bir şeyin olduğunu söyledi. Bu iki cümlenin arasında, 1982 savaşının kapatmadığı soru duruyor. Savaş 10 hafta sürdü; 649 Arjantinli asker, 255 Britanyalı asker ve 3 ada sakini öldü, mülkiyet meselesi ise hepsinden uzun yaşadı.[1]
Hangi hesap açık?
Sınav sıralamadadır. Falkland Adaları'nın egemenliğine ilişkin gözden geçirilmiş bir ABD ifadesi yıl bitmeden yayımlanırsa, zamanlaması hangi hesabın işlediğini söyler: Britanya'nın İran harekâtına ilişkin bir kararının ardından gelirse Trump'ın yayında adını koyduğu şarta, savunma harcaması taahhütlerinin ardından gelirse önceki okumaya işaret eder. Böyle bir ifade çıkana kadar kâğıt üzerindeki tutum, Washington'ın 1982'den bu yana koruduğu tutum olarak kalıyor: mülkiyette tarafsız, Britanya'nın yönetimini tanıyan. Wells'in Londra'da yinelediği cümlenin bu ihtilafta söylenmesi en ucuz, güvenceye çevrilmesi en zor şey olması da bundandır.[1], [2]