Tahran daralmayı sayıyor
Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, devlet medyasına yaptırımlar ve deniz ablukasının İran'ın ihracat ile ithalatını yüzde 35'e yakın daralttığını söyledi. Haziranda Washington ile imzalanan ve satışlara kısa süreliğine izin veren mutabakat zaptı döneminde yine de yaklaşık 90 milyon varil petrol satıldığını ekledi.[1]
Hükümet cumartesi açıklamasında diplomasi ile savunmayı ulusal çıkarları korumak için birbirini tamamlayan iki kanat saydı; Tahran'ın diplomasiyi sürdürürken Hürmüz Boğazı'nda denetim olarak nitelediği konumu koruyacağını bildirdi. Savaşın 28 Şubat'tan bu yana kamuoyu önüne çıkmayan Ayetullah Mojtaba Khamenei, yazılı açıklamasında bakanlara enflasyon, işsizlik ve fiyatları ciddiyetle ele almaları çağrısını yineledi.[1]
Kuzey Denizi'nde görev devri
Royal Navy'nin açıklamasına göre HMS Duncan, HMS St Albans ve HMS Severn, havadan bir Merlin helikopterinin desteğiyle geçen hafta Kuzey Denizi ve Manş Denizi boyunca dört gemiyi üç gün izledi. Rus muhribi Admiral Levchenko, yaptırım listesindeki General Skobelev ve Sparta adlı yük gemilerine eşlik ediyordu; izleme görevini Fransa açıklarında bir NATO müttefiki devraldı.[2]
Deniz Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Sir Gwyn Jenkins, harekâttan bu yana Rusya'nın gölge filosuna ait gemilerin giderek daha sık rota değiştirmek zorunda kaldığını, bunun da yolculuklarına gider ve gecikme eklediğini söyledi. BBC'nin aktardığı veriler, Rus hareketlerini izlemeye yönelik Royal Navy faaliyetinin bu yılın başından bu yana 2025'e göre yüzde 25 arttığını gösteriyor; Birleşik Krallık gölge filosuna ait olduğunu söylediği 500'den fazla gemiyi listesine almış durumda.[2]
Terazide ne değişti?
Dün bu köşede Hürmüz için üç aracın masada olduğu, ortak metnin henüz bulunmadığı yazılmıştı. Pezeshkian'ın yüzde 35 daralmayı kamuoyuna açması, baskının maliyetini artık sayıyla ortaya koyuyor; tarafların seçeneklerini değiştiren imzalı bir düzenleme ise hâlâ açıklanmış değil.[1], [3]
Bir kefede abluka ve yaptırımların ticareti kesmesi, öbür kefede NATO hattında gölge filosunun izlenmesi, batılı koalisyonun ekonomik baskıyı denizde sürdürdüğünü gösteriyor. Pezeshkian'ın diplomasi sözü kanalı açık tutuyor; ancak Hürmüz'de görev dağılımı ve izleme yöntemini adlandıran yayımlanmış bir metin olmadan denge kuruldu demek için erken.[1], [2]