Ev sahibinin seçtiği yol

Tuvalu yönetimi, konuk liderleri Funafuti’nin en dar noktalarından birine götürdü. Pasifik’teki ada ülkesinin başkentinde bulunan kıyı geçidi, sınırlı kara alanını ziyaretçilerin önüne koyuyordu. Başbakan Feleti P. Teo ile İklim Değişikliği ve Çevre Bakanı Maina Vakafua Talia, bu gezide hem kırılganlığı hem de dayanıklılık çalışmalarını göstermek istediklerini söyledi. Ev sahibinin seçtiği yol, iklim görüşmelerini insanların yaşadığı yere yaklaştırıyor.[2]

Heyetin gördüğü denizden alan kazanma projesi, lagünden çıkarılan kum ve çakılla mercan adasına yaklaşık 20 hektar eklemeyi amaçlıyor. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese de ziyaretçiler arasındaydı. Bu çalışma Tuvalu’ya talebini somut bir yere bağlama olanağı veriyor: ülke yönetimi, dışarıdan gelenlerin yalnızca bir kürsüde konuşmasını dinlemesini beklemek yerine onlara kendi seçtiği alanı gösteriyor. Benim okumam, bu ev sahipliğinin gündem kurmak için bir araç olduğu yönünde; aynı gezi basın ilgisi sağlamaya dönük bir gösteri olarak da okunabilir.[1]

Korunmanın yükünü kim taşıyor?

Teo’nun talebi, paranın geliş hızının yanında ülkeye nasıl yük getirdiğiyle ilgili. Başbakan, küresel iklim desteğine daha hızlı erişim istedi ve Tuvalu’nun çok az katkıda bulunduğu bir krizden korunmak için daha fazla borç üstlenmesine karşı çıktı. Böylece görüşmeye kendi koşulunu koydu. Uyuma ayrılan para borç olarak gelirse, bugünkü korunma ihtiyacı ülkenin gelecekteki ödeme yükünü de büyütebilir. Bu, yardım isteyen bir hükümetin yardımın biçimi üzerinde de söz söyleme çabası.[1]

Bu talebin yerel karşılığını öğrenci Melelusi Sokotia’nın anlattıklarında bulmak mümkün. Arkadaşları öğretmen, doktor ve yapı ustası olmayı düşlüyor; adalarının yetişkinliklerinde ayakta kalıp kalmayacağını düşünüyorlar. Sokotia’nın yardım ve ortak çalışma çağrısı, güvenle büyüme isteğini görüşmenin içine taşıyor. Bir öğrencinin sesi bütün Tuvalu toplumunun her proje tercihine onayı sayılamaz. Yine de onun anlattığı gelecek kaygısı, devletin destek arayışında kimin yaşamının söz konusu olduğunu somutlaştırıyor.[1]

Görünürlükten yardımın koşullarına

Konukların koşulları görmesi ile Tuvalu’nun istediği desteği alması arasında hâlâ bağışçıların kararı var. Teo’nun borç itirazı, güçlü bir çağrı olarak kalabilir; ülkelerin bütçeleri ve yardım koşulları ev sahibinin denetiminde bulunmuyor. Bu sınırlılık, Tuvalu’nun gündem kurma tercihini değersizleştirmiyor. Ülke, kendi dayanıklılık çalışmasını gösterirken korunmanın giderini hangi koşullarda üstlenmek istemediğini de anlatıyor. Görünürlüğün kazanımı, bu koşulun destek görüşmelerinde yer bulması olabilir.[1], [2]

Kasımda Türkiye’de yapılması planlanan Birleşmiş Milletler iklim konferansı COP31’e giderken dikkatimi destek anlaşmalarının biçimine veriyorum: borç mu, geri ödeme yükü getirmeyen kaynak mı; erişim yolu kolaylaşmış mı? Bu sorulara somut yanıt veren bir karar, Teo’nun talebinin karşılık bulduğu değerlendirmesini güçlendirir. Yalnızca ziyaretin fotoğraflarıyla bunu söylemek erken. Tuvalu, konuklarına hem korunmaya çalıştığı yeri hem de korunmanın kendisini yeni bir yükün altına sokmaması gerektiğini anlattı.[1]