Halkoylamasından meclis pazarlığına

Québec seçmeni 1980 ve 1995’te Kanada’dan ayrılma önerisini reddetti. Bağımsızlık projesi böylece iki ayrı halkoylamasından geçti; bugünkü dönüşünün kapısında ise eyalet meclisi var. Parti Québécois, 2014’te ayrıldığı hükümete en fazla sandalyeyi kazanarak dönmeye hazırlanıyor. BBC’nin aktardığı projeksiyon, partiyi 127 üyeli mecliste çoğunluk için gereken 64 sandalyenin altında bırakıyor. Geçmişte ayrılma sorusunu doğrudan seçmene götüren hareketin yeni hükümet yolu, başka partilerin desteğine ihtiyaç duyan bir meclisten geçiyor.[1]

Paul St-Pierre Plamondon, ilk görev döneminde bağımsızlık referandumu sözü veriyor ve oylamayı Donald Trump’ın görevden ayrılmasından sonraya bırakmak istiyor. Bu vaadin siyasal taşıyıcısı azınlık hükümeti. Liberal lider Charles Milliard, ortak çalışmaya açık olduğunu söylerken bağımsızlık referandumuna desteği açıkça dışarıda bırakıyor. Dolayısıyla hükümetin günlük kararları için kurabildiği işbirliği, referandum projesine otomatik olarak aktarılabilecek bir meclis desteği oluşturmuyor. Aynı ortakla farklı konularda pazarlık yapmak, azınlık yönetiminin somut sınırı.[1]

İki eski referandumla belirleyici fark burada. O oylamalar seçmene ayrılma kararını sormuştu; bu seçim eyaleti kimin yöneteceğini belirliyor. Bağımsızlığa destek anketlerde yaklaşık %30 düzeyinde. Mecliste birinci olmak, farklı siyasal tercihleri aynı hükümet seçeneğinde birleştirebilir. Benim bu sonuçtan çıkardığım anlam, tarihî projenin yeniden yürütme makamına eriştiği; o projenin seçmen çoğunluğunu kazandığı sonucuna ulaşmak için ise ayrıca siyasal destek gerekiyor. Referandum mirası, hükümet programının önüne bu amaç için siyasal destek oluşturma işini koyuyor.[1]

Dönüşün zamanı, değişimin ölçeği

Dönüşün neden şimdi mümkün olduğuna bakınca iktidardaki Coalition Avenir Québec’in çöküşü önem kazanıyor. Sekiz yıllık yönetimin ardından parti, projeksiyonda sandalyesiz kalıyor; François Legault sonrasındaki liderlik değişimi gerilemeyi durduramadı. Bu tablo, bağımsızlık isteğindeki artıştan ayrı bir açıklamayı güçlendiriyor: seçmenlerin mevcut hükümetten uzaklaşması. PQ’ye yönelen desteğin ne kadarının egemenlik projesinden, ne kadarının yönetim değişikliği arzusundan geldiği aynı seçim sonucundan kesin biçimde ayrıştırılamıyor. Yaklaşık %30’luk bağımsızlık desteği, bu alternatifin ciddiye alınmasını gerektiriyor.[1]

Monarşi tartışması, geçmişten devralınan bir kurumda değişimin hangi ölçekte yapılabildiğini gösteriyor. Québec, 2022’de milletvekillerinin krala bağlılık yemini etmesini zorunlu olmaktan çıkardı. Plamondon şimdi monarşiyi eyalette temsil eden makamın finansmanını kaldırıp kaynağı evsizlere yardım için kullanmak istiyor. BBC, bu önerinin hukuki engellerle karşılaştığını aktarıyor. Yemin kuralında gerçekleşmiş bir değişiklik, daha büyük bir kurumsal adım için örnek sunabilir; ancak iki düzenlemenin hukuki yolu ve siyasi desteği aynı kabul edilemez.[1]

Québec’in iki reddedilmiş referandumu, hükümetten ayrılışı ve bugünkü dönüşü aynı hedefin farklı kurumlar içinden geçtiği bir tarih oluşturuyor. Azınlık meclisi bu tarihin yeni koşulu: gündelik yönetimde uzlaşmaya açık bir muhalefet, referandumda aynı uzlaşmayı sunmuyor. Hükümetin somut ağırlığı, hangi ortaklarla hangi düzenlemeyi yapabildiğinde ortaya çıkıyor. Bu yüzden yeni dönemi anlamanın yararlı yolu, eski referandumların sonucunu tekrarlanacak bir kader saymak yerine, bağımsızlık vaadini taşıyan meclis desteğinin nasıl kurulduğunu izlemek.[1]