Baraj, sandığın önünde duruyor
Pazar günü Berlin'de 2,5 milyon, Mecklenburg-Vorpommern'de 1,3 milyon seçmen sandığa çağrıldı. ZDF anketinde CDU yüzde 6 ile eyalet parlamentosuna girmek için gereken yüzde 5'in kıyısında; asıl yarış Manuela Schwesig'in Sosyal Demokrat Parti'si (SPD) (yüzde 37) ile Leif-Erik Holm'un AfD'si (yüzde 36) arasında.[1]
Yüzde 5 süzgeci bu sandığın icadı değil. Federal Cumhuriyet eyalet parlamentosuna girişi dar tutsun diye yıllardır bu eşiği kullanır; küçük bir oy kaybı, koltuk kaybına değil yokluğa dönüşür. CDU'nun yüzde 6'da durması, merkeze yakın bir partinin marjinalleşmesi değil, süzgecin tasarlandığı gibi işlemesidir.[1]
Bu eyalet, bu hafta
İki hafta önce Saksonya-Anhalt'ta AfD, CDU'yu ağır yenilgiye uğrattı ve salt çoğunluğa kıl payı kaldı. Florian Hartleb bunu Alman parti sistemi için 'bir devrim' saydı. Aynı takvim 16 aydır görevdeki Friedrich Merz'i, onayı yüzde 14 civarına inmiş bir şansölye olarak pazar akşamına kilitledi; BM Genel Kurulu'nu atladı.[1]
Bu, şansölyenin otomatik düşüşü değil. Bir eyalet oyu federal hükümeti düşürmez; Merkel yıllarında da Landtag sarsıntıları Berlin'de başka türlü okunurdu. Bugünkü fark, ardışık doğu sandıklarının CDU'nun birleşme sonrası doğu eyaletlerindeki asabiyyesini peş peşe ölçmesi ve AfD'nin 2029 federal seçimine giden basamağı açıkça adlandırması. Gözlenecek işaret, Schwerin'de CDU'nun yüzde 5'in üstünde kalıp kalmayacağıdır.[1]