Sınırı kim çizecek?
İsviçreli seçmenlerin önündeki metin, sürekli ve silahlı tarafsızlığı anayasa hükmüne dönüştürüyor. Pro Schweiz’in girişimi kabul edilirse Bern, ülke saldırıya uğramadıkça veya yakın saldırı tehdidi oluşmadıkça askerî ittifaklarla iş birliği yapamayacak. Bu, bugünkü güvenlik ortaklığının kapsamını hükümetin takdirinden anayasa hükmüne taşıyan somut bir değişiklik olur.[1]
Yaptırımlarda da aynı araç işliyor. İsviçre, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra AB yaptırımlarının büyük bölümünü benimsedi. Teklif, savaşan devletlere yaptırımları genel olarak yasaklayıp BM Güvenlik Konseyi kararları ile yaptırım delmeyi önleyen önlemleri istisna tutuyor. Böylece Bern’in bir sonraki AB yaptırımına katılma seçeneği, siyasi tercihten önce anayasal sınamaya bağlı hâle gelir.[1]
Oy ile uygulama arasındaki mesafe
Teklifi savunanlar katı tarafsızlığın güvenliği ve arabuluculuk güvenilirliğini koruyacağını söylüyor. Federal Konsey ile parlamento ise mevcut hareket alanını savunuyor. Her iki iddianın pratik sonucu, olası kabulden sonra ittifaklarla iş birliği ve yaptırım kararlarının hangi sınırlar içinde alınabileceğinde görülecek; metin bugün tek başına bir ortaklığı bitirmiş değil.[1]
Ülke genelinde seçmen çoğunluğu ile kanton çoğunluğu ayrı ayrı gerekli. Sonuç kesinleşmeden anayasanın değiştiği söylenemez. Sandığın ardından izlenecek somut belge, hükümetin güvenlik ortaklığı ve yaptırım uygulamasını yeni anayasal hükme göre nasıl açıklayacağıdır.[1]