Kim neyi verebilir?
Mohammad Baqerzadeh, İran Genelkurmayı'na bağlı Kayıp Şahısları Arama Komitesi'nin komutanı olarak cumartesi günü iki ayrı talep dile getirdi. Katar'dan, pilotların su üstünde tutuldukları yerden karadaki bir hastaneye alınmasını istedi ve bedensel durumlarının kötü olduğunu söyledi. Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nden ise yaralı ve hasta olanların İran'a dönüşünü hızlandırmak üzere Katar'a bir hava ambulansı göndermesini istedi.[1]
Katar'ın anlattığı olay bu tarifle örtüşmüyor. Doha geçen hafta İranlı pilotları elinde tuttuğunu yalanladı; pilotların bu yıl Katar hava sahasını izinsiz geçtiğini ve kendilerine ulaşma çabalarına yanıt vermediğini bildirdi. Aynı açıklamada bir pilotun naaşının teslimi için İran'la temas kurulduğu, arama kurtarma çalışmasının ayrıntılarını incelemesi için Tahran'ın davet edildiği, ancak yanıt alınmadığı belirtildi. Katar Dışişleri Bakanlığı sözcüsü salı günü davetin açık kaldığını söyledi.[1]
Zorlama yetkisi olan bir merci yok
Bu kanalların ortak yanı, hepsinin karşı tarafın kabulüne bağlı olması. Katar tutukluluğu kabul etmediği için hava ambulansı talebinin, teslim yükümlülüğü doğmuş bir muhatabı yok; geriye Doha'nın kabul ettiği uzman heyeti ile açık tuttuğunu söylediği davet kalıyor. Bunun başka bir açıklaması da olabilir: taraflar arasında kamuoyuna yansımayan bir kanal işliyor olabilir ve açıklama esas olarak İran'daki izleyiciye dönük olabilir. Yine de bilinen açıklamalarda, iki taraftan birini belirli bir sürede adım atmaya bağlayan bir metin görünmüyor.[1]
Bu tablo, 17 Ağustos'ta bu köşede yazdığım şeyin devamı: İslamabad Mutabakatı bağlayıcı her adımı hiç yazılmayan bir nihai anlaşmaya bağladığı için, süresinin dolması hiçbir yükümlülüğü sona erdirmedi ve boğaz ile pilotlar gibi başlıklar zorlama yetkisi olmayan üçüncü taraf mercilere kaydı. Bu kaymanın ilk somut örneği, Baqerzadeh'in Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ni devreye çağırmasıdır. Kısaca ICRC olarak anılan bu kuruluşun elinde bir karar mekanizması yok; sunabileceği şey erişim talebi ile nakil desteğidir.[1], [3]
Aynı kalıp, ikinci dosya
Aynı hafta içinde ikinci bir başlık aynı biçimde ilerledi. İran, Bağdat'ın üst üste talebi üzerine Irak petrolü taşıyan bir bölüm gemiye Hürmüz'den geçiş izni verdi; bu izin, İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf'ın Irak ziyaretinde öne çıkan taleplerden biriydi. Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi konuyu Bağdat Diyaloğu konferansında anlattı ve meselenin karmaşık kaldığını söyledi. İzin ilan edilmiş bir usule bağlanmadı; kapsamı, süresi ve hangi gemileri içerdiği açıklanmadı. İran ile Umman arasındaki görüşmeler de bir metne bağlanmış değil.[2]
İki dosyayı aynı boşluk bir araya getiriyor: elinde tutan taraf istediği anda izin veriyor ve ne zaman vereceğine dair bağlayıcı bir söz vermiyor. İzlenecek işaret bu yüzden yalın. 31 Ekim 2026'ya kadar iki başlıktan birinde adı konmuş bir yürütücüsü ve tarihi olan bir belge yayımlanırsa — ICRC'nin erişim sağladığını duyuran bir açıklama ya da geçiş için ilan edilmiş bir usul — kalıp değişmiş olur. Böyle bir belge çıkmazsa, iki başlık da izin veren tarafın takdirine bağlı kalmayı sürdürür.[1], [2]