Para cezasının yanındaki yükümlülük
Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE), Meta’dan siyasi içerik dağıtımında ve seçim reklamlarında adaylara eşit davranılmasını sağlayan önlemleri uyguladığını göstermesini istiyor. Şirkete bunun için 24 saat verildi. Ayrıca Portekizce ve her siyasi reklam için ayrı raporlar sunması istendi. ABD merkezli şirket, Brezilya’daki seçim yarışında içerik dağıtımını nasıl yönettiğini bir ulusal kuruma açıklamak zorunda kalıyor. Benim yorumum, bu yükümlülüğün mahkemeye şirketin açıklamasını değerlendirme gücü kazandırdığı yönünde: uyumun anlaşılabilmesi, şirketin hangi bilgileri sunduğuna da bağlı.[1], [2]
Bu yükümlülüğün siyasal bağlamı belirli: Lula ile Flavio Bolsonaro 25 Ekim’de ikinci turda yarışıyor. Lula’nın ekibi, Instagram hesabının tanıtımının ve aramalarda görünürlüğünün kısıtlandığını öne sürüyor. Meta ise herhangi bir adayı kayırdığını reddediyor ve bazı reklamların teknik hatalar nedeniyle geçici olarak kaldırıldığını kabul ediyor. Mahkemenin yaptırımını, şirketin kasıtlı siyasi müdahalede bulunduğunun kesin kanıtı olarak okumak yanlış olur. Teknik arıza açıklaması ile adaylar arasında farklı uygulama iddiası, aynı uyum incelemesinde sınanması gereken iki ayrı açıklama sunuyor.[1]
Uyumu görünür kılmak
Benim yorumum, bu kararın şirket ile devlet arasındaki güç ilişkisini açıklama yükümlülüğü üzerinden kurduğu yönünde. Meta içerik akışını yönetiyor; mahkeme ise önceki emirlerinin nasıl uygulandığını göstermesini istiyor. G1’in aktardığına göre yargıç Marco Aurélio Bellizze, şirketin yargının belirlediği süreleri tek taraflı değiştiremeyeceğini ve itiraz başvurusunun önceki kararın etkilerini durdurmadığını belirtti. Bu çerçevede şirketin sunduğu bilgi ile mahkemenin onu nasıl değerlendirdiği, yaptırımın uygulanmasını anlamak için somut ölçütler sunuyor. Platformdaki davranışın değişip değişmediği ise ayrıca gözlenmesi gereken bir konu.[1], [2]
Bu nedenle dijital hak kuruluşlarının içerik denetimi ölçütlerinin açıklanması, insan eliyle inceleme yolu ve zamanında yanıt talepleri aynı sorunun uygulama tarafına dokunuyor. Bir mahkeme emri ile platformdaki her bir karar arasında izlenebilir bir bağ kurulması gerekiyor. Seçim takvimi bu işin süresini daraltıyor; ikinci turdan sonra gelen açıklama, yarış sürerken hesapları kısıtlanan bir kampanyanın yaşadığı sorunu aynı biçimde gideremez. Benim bu kararı değerlendirmekte kullandığım somut ölçüt, Meta’nın süre içinde sunduğu uyum bilgileri ve mahkemenin bunları yeterli bulup bulmaması.[1], [2]