Port Vila’nın uygulama alanı
Vanuatu’nun Avustralya’yla güvenlik ortaklığının erken işleri arasında uzak okullara elektrik, aydınlatma ve temiz su götürecek iki proje var. Güneş enerjili su sistemleri de bu paketin içinde. Pasifik ada ülkesinin hükümeti, Nakamal Anlaşması’nı uygularken bütçe desteğini, iklim işbirliğini ve volkanik külden etkilenen topluluklara yardımı polis işbirliğiyle aynı öncelik listesine koymuş. Port Vila’nın bu pazarlıktan beklediği karşılık, güvenlik kurumları kadar gündelik hizmetlere de uzanıyor. Dış ortaklığın yerel değeri, böylece bir okulun elektriğine kadar inebiliyor.[1]
Bu öncelikler, 15 Ekim’de Canberra’da yapılan ilk Nakamal komitesi toplantısının bugün yayımlanan ortak açıklamasında yer alıyor. Vanuatu Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Johnny Koanapo, Avustralyalı bakanlar Penny Wong ve Pat Conroy ile görüşmüş. Heyet ayrıca deniz ve havacılık altyapısını, Port Vila, Santo ve Tanna’daki yeniden yapım işlerini Avustralya’nın Pasifik altyapı finansmanı kurumuyla ele almış. Maliye bakanının güvenlik ortaklığının uygulamasında bu kadar görünür olması, anlaşmanın ülke içindeki karşılığını yalnızca polis sayısına indirmeyi güçleştiriyor. Hükümet hizmet ve altyapı kaynaklarını da aynı ilişki üzerinden arıyor.[1]
Polis sayısında ise Vanuatu hükümeti açık bir karar yetkisi kullanıyor. Avustralya Federal Polisi yetkilisi David McLean, parlamentodaki komiteye sekiz kişilik ekibin zamanla neredeyse iki katına çıkabileceğini söylemişti. Başbakan Jotham Napat buna, henüz artışa onay vermediğini ve iki hükümetin anlaşması gerektiğini belirterek karşılık verdi. İmzalanmış bir ortaklığa rağmen her yeni personel adımının kendiliğinden gerçekleşmediğini gösteren somut tercih bu. Napat’ın müdahalesi, uygulamanın büyüklüğü ve hızında söz sahibi olma çabası olarak okunabilir; Avustralya’yla polis işbirliğinden vazgeçildiği anlamına gelmiyor.[1]
Aynı ortak açıklama, seçeneklerin eşit ağırlıkta kalmadığını da ortaya koyuyor. Vanuatu, Çin’le polis düzenlemesini süreli ve zamanla daralması beklenen bir ilişki olarak tanımlarken, Avustralya’yla anlaşmanın hukuken bağlayıcı ve bitiş tarihi olmadan kurulduğunu belirtiyor. Avustralya başlıca polis ortağı olarak anılıyor; destek taleplerinde Pasifik Adaları Forumu üyelerine öncelik verilecek. Böylece hükümet yeni bir polis artışını onaya bağlarken, uzun vadeli güvenlik ilişkisinin yönünü de belirliyor. Uygulama üzerindeki pazarlık alanı ile ortaklığın süresi farklı konularda işliyor.[1]
Bu düzenlemeyi yalnızca Vanuatu’nun başarıyla denge kurması diye anlatmak fazla rahat olur. Daha güçlü ortağın istediği güvenlik yönelimi, bütçe ve altyapı desteğiyle birlikte kabul edilmiş olabilir. Çin’in polis varlığının zamanla azalacağı beklentisi bu karşı açıklamayı ciddiye almayı gerektiriyor. Üstelik İçişleri Bakanı Andrew Napuat geçen ay Pekin’de polis işbirliğini yenilemişti; iki ilişki bir gecede birbirinin yerini almıyor. Napat’ın personel artışına ilişkin itirazı gerçek bir yetki sınırı gösteriyor, ancak bu sınır bütün bağımlılıkları ortadan kaldıran bir serbestlik sağlamıyor.[1]
Hükümetin tercihleriyle halkın tümünün görüşünü de birbirine karıştırmamak gerekiyor. Ortak açıklama uzak toplulukların ihtiyaçlarını sayıyor; o toplulukların anlaşma hakkında ne düşündüğünü ortaya koymuyor. Yenilenebilir elektrik ve temiz su projeleri için erken teslim sözü var, hizmetlerin tamamlandığına ilişkin sonuç yok. Bu aşamada yerel kazanım, hükümetin masaya koyduğu önceliklerin somutluğunda görülüyor. Projelerin bir okulun çalışma gününe ve bir yerleşimin suya erişimine dönüşmesi ise idarenin ve finansman ortağının uygulama kapasitesine bağlı.[1]
Port Vila’nın elindeki hareket alanı, ortaklığı kabul edip her ayrıntıyı otomatik olarak kabul etmemekte yatıyor. Bir yanda süreklilik kazanmış bir Avustralya güvenlik ilişkisi, diğer yanda personel artışına onay verme yetkisi ve hizmetlere yöneltilmiş bir uygulama listesi bulunuyor. Bu seçimin yurttaşlar için karşılığı, yabancı polis ekiplerinin büyüklüğünden daha geniş. Uzak bir okulun aydınlatılması ve temiz suya erişmesi, hükümetin pazarlığa kattığı yerel önceliğin somut ölçüsü. Bugünkü taahhüdün ağırlığını taşıyan da bu henüz teslim edilmemiş hizmetler.[1]