Accra’nın seçtiği giriş kapısı
Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa, 10 Ekim’de ülkesinin BRICS’e tam üyelik yerine ortak ülke statüsü için başvuracağını açıkladı. Bu statü, başvurunun kabul edilmesine bağlı. Bakanın gerekçesinde ulusal çıkar, mevcut ilişkiler ve Gana Anayasası’nın 40. maddesi var. Burada belirleyici tercih, Accra’nın hangi kapıdan girmek istediği. Bir başvuru duyurusunu tamamlanmış üyelik gibi okumak, hükümetin seçtiği sınırı da karşı tarafın henüz vermediği kararı da siler.[1]
Bu sınırlı giriş tercihini, Gana’nın farklı ortaklarla çalışma imkanını koruma arayışı olarak okuyorum. Ortak ülke statüsü seçmek, hükümetin kendi dış politika gündemini kurduğunu gösteren bir karar; fakat bu kararın tek başına yeni kaynak veya pazarlık gücü sağladığını söyleyemeyiz. Alternatif açıklama, girişimin somut kalkınma imkanlarından önce diplomatik çeşitliliği görünür kılmayı amaçlaması. Aradaki farkı, başvurunun ardından hangi işbirliklerinin gerçekten açılacağı belirleyebilir.[1]
Avrupa ile konuşmak da tercihin parçası
Ablakwa, duyurudan önce Avrupa Birliği üyesi ülkelerle görüşüldüğünü söyledi. Bu temaslarda Gana’nın kalkınma seçeneklerini çeşitlendirme gerekçesinin anlatıldığını belirtti ve geleneksel ortaklarla ilişkilerin zarar görmeyeceğini savundu. Bağlantısızlık için Nkrumah döneminden bir örnek verdi: Akosombo Barajı’nda ABD desteği alınırken Sovyetler Birliği ile atom enerjisi programı geliştirildi. Bu tarihsel örnek bakanın bugünkü tercihine verdiği gerekçe; bugünün ortaklarının aynı tepkiyi vereceğinin kanıtı değil.[1]
Benim için bu istişare, orta büyüklükte bir devletin seçeneklerini açıklama yoluyla korumaya çalışması açısından önemli. Gana, yeni ilişkiyi eski ilişkilerin yerine koymadan sunuyor. Ancak görüşmelerin yapılmış olması, Avrupa’nın başvuruyu onayladığını veya bütün kaygıların giderildiğini göstermez. Daha kuşkucu bir okuma, ön görüşmelerin esas olarak olası diplomatik maliyeti sınırlama amacı taşıdığıdır. Her iki yorumda da Accra’nın kararı ve diğer başkentlerin vereceği karşılık ayrı kalır.[1]
Ortaklık içeride neye dönüşecek?
Gana’nın önünde iki ayrı eşik görüyorum. İlkinde başvurunun kabulü, diplomatik tercihin karşılık bulup bulmadığını gösterir. İkincisinde ise hangi işbirliğinin hangi Gana kurumunca yürütüleceği önem kazanır. Bir istişare platformuna erişim ile insanların kalkınma imkanlarının genişlemesi aynı sonuç değildir. Bu nedenle ortaklığın değerini, yalnızca yeni masada bir sandalye edinmekle ölçmem. Bakanın ulusal çıkar gerekçesi, içeride sorumlusu belli kararlarla değerlendirilmelidir.[1]
Ortak ülke başvurusu Gana’nın kendi tercihidir; kabul kararını ise tek başına veremez. Kalkınma seçeneklerini artıracağı yönündeki yorumun gözlenebilir karşılığı, erişime açılan işbirliği alanlarının ve bunları yürütecek yerel kurumların açıklanması olur. Bunun alternatifi, yeni statünün esas olarak diplomatik görünürlük sağlamasıdır. Şimdiki açıklama bu iki sonucu birbirinden ayırmaya yetmiyor. Accra’nın farklı ortaklarla çalışma iradesi açık; bunun yerel karşılığı, başvurunun ardından alınacak somut kararlarda aranmalı. Eğer işbirliği imkanları ve yerel sorumluluklar açıklanmıyorsa, kalkınma iddiası sınanmamış kalır.[1]