Buenos Aires’in seçtiği yol

Buenos Aires Herald’ın aktardığı iki haftalık süre pazartesi doldu: Arjantin, Londra’dan Sea Lion petrol projesini durdurmasını istemişti; Birleşik Krallık adım atmadı. Arjantin hükümeti bunun ardından Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi’nden geçici tedbir talep etti. Britanyalı Rockhopper ile İsrailli Navitas’ın ada yönetimince onaylanan projesine karşı bu tercih, Buenos Aires’in kaynak iddiasını yaptırımın yanına bir yargısal süreç ekleyerek sürdürmesi. Başkan Javier Milei’nin hükümeti, karşı tarafın reddinden sonra hangi aracı kullandığını gösteriyor.[1]

Başvuru, 28 Eylül’de BM Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında başlatılan tahkimin devamı. Arjantin, adaların kuzeyindeki deniz alanını kıta sahanlığının parçası sayıyor; Londra ise ada halkının Britanyalı kalma iradesini savunuyor. Bu karşıt konumlar içinde tahkim yolu, Arjantin’in talebini başka bir kurumun gündemine taşıma imkânı sunuyor. Bunun daha dar açıklaması da var: başvuru, karşı tarafın tutumunu değiştirmekten çok hükümetin kendi seçmenine kararlılık gösterme aracı olabilir. Kurumsal adımın atılmış olması, bu iki amacı kendiliğinden ayırmıyor.[1]

Arjantin’in seçeneğini sınırlayan karşılık da açık. Ada yönetimi projeyi onayladı, Britanya desteğini sürdürüyor ve Başbakan Andy Burnham pazartesi günü Avam Kamarası’nda ada halkının iradesini koruyacağını söyledi. Buenos Aires’in tek başına durduramadığı bir faaliyet için başka kurumdan tedbir istemesi, dış politikadaki hareket alanının somut sınırını gösteriyor. Başvurunun kabul edildiğine dair bir karar haberde yok. Arjantin’in kaynaklar üzerindeki talebini hukuki bir araca çevirmesi, şirketlerin faaliyetini fiilen durdurmuş bir sonuçla aynı aşamada bulunmuyor.[1]

Yaptırımın iç siyasi bedeli

Bu dosyanın ikinci kurumu Arjantin Temsilciler Meclisi. Haber, çarşamba günü bir komisyonun ulusal egemenliğin savunulması tasarısını görüşmesini öngören programı aktarıyor. Hükümetin amacı, Arjantin’in izni olmadan kıta sahanlığındaki kaynakları çıkaran şirketlere yaptırımları ağırlaştırmak. Fakat muhalefetin çekincesi yalnızca petrol şirketlerinin karşılaşacağı yaptırım değil: aynı metin savunma, güvenlik ve istihbarat alanlarını da değiştiriyor. Kaynak talebinin dışarıdaki muhatabı şirketler ve Londra; içerideki muhatabı ise hükümetin yasa için ikna etmesi gereken milletvekilleri.[1]

Önerilen Ulusal Güvenlik Kurulu’na cumhurbaşkanının başkanlık etmesi, bakanların ve istihbarat kurumunun yöneticisinin katılması öngörülüyor. Bu düzenleme, petrol yaptırımına destek ile yürütmenin güvenlik yapılanmasına destek vermeyi aynı tercihin içine yerleştiriyor. Muhalefetin kaynaklara ilişkin iddiayı paylaşması, paketin tamamını kabul etmesini gerektirmiyor. Hükümet açısından bu bağ, daha geniş bir güvenlik düzenlemesini egemenlik gündemiyle ilerletme yolu olabilir. Alternatif açıklama ise dış uyuşmazlığın yeni güvenlik kapasitesi gerektirdiği düşüncesi. Haberde muhalefetin çekincesi var; kabul edilmiş bir uzlaşma yok.[1]

Arjantin’in bu hamlesinin değeri, kendi talebini hangi kurumların taşıdığı sorusunda belirginleşiyor. Arjantin’in dış politikada tahkim ve geçici tedbir yolu, içeride yaptırım yasası ve güvenlik kurulu aynı hükümetin seçenekleri. Her aracın ayrı muhatabı ve ayrı rıza eşiği var. Bir egemenlik söylemine verilen destek, mahkemede tedbir kararı veya mecliste paketin tamamına çoğunluk sağlamıyor. Buenos Aires’in kendi iradesiyle seçtiği araçları ciddiye almak, bu araçların Britanya desteğini ve iç muhalefetin itirazını aşmak için ihtiyaç duyduğu kurumsal desteği de hesaba katmayı gerektiriyor.[1]