Devletin başından silahlı cephenin başına

Joseph Kabila, 12 Ekim’de Goma’daki konutunda M23 ile birlikte yeni bir siyasi-askerî oluşumun başına geçti. Ulusun Yeniden Kuruluşu Cephesi’nin, yani FRN’nin lideri eski cumhurbaşkanı; yardımcıları isyancı liderler. Oluşum, mevcut yönetime karşı güç kullanmayı açıkça yöntemleri arasına koyuyor. Kabila’nın geçmişte devletin başında bulunması bu tercihe ayrı bir anlam veriyor: ülkeyi yönetmiş bir siyasetçi, şimdi devletin silahlı rakiplerinin örgütsel merkezine yerleşiyor.[1]

Kabila’nın devlet başkanlığı, babası Laurent Kabila’nın 16 Ocak 2001’de öldürülmesinin ardından başladı. 2006’da cumhurbaşkanı seçildi; 2011’de şiddet ve seçim yolsuzluğu yaşanan oylamayla yeniden seçildi. M23 ayaklanması bir yıl sonra Kivu’da başladı. Kabila 2018 seçimlerinin ardından görevi bıraktı ve 2019’a kadar süren yönetimi sona erdi. Bu kronolojide iki farklı siyasal alan yan yana büyüdü: seçimlerle sürdürülen merkezî iktidar ile doğudaki silahlı örgütlenme.[1]

Bu geçmiş, bugünkü koalisyonu yalnızca yeni bir örgüt adı olarak okumayı yetersiz kılıyor. Başkanlık makamı ile doğudaki silahlı hareketin aynı liderlik çevresinde buluşması, merkezdeki iktidar mücadelesine bir ikinci yol açıyor. Seçimle görevi bırakmış bir eski başkanın silahlı cepheyi yönetmesi, başkanlık devrinin rakipleri ortak kurumlarda tutma kapasitesini sınayan bir tercih. Bunun daha dar açıklaması da mümkün: koalisyon, mevcut çatışmada pazarlık gücünü artırmak için kurulmuş bir liderlik düzenlemesi olabilir. Tarihsel devamlılık, aktörlerin bugünkü seçiminin yerine geçmiyor.[1]

Eski geçişten kalan, bugünkü cephede değişen

Bugünkü hamlenin zamanını açıklayan somut değişiklik, M23’ün Ocak 2025’ten beri Goma’da sahip olduğu askerî dayanak. Koalisyonun tanıtıldığı konut da bu şehirde. Kabila 2001’de devlet başkanlığına geçtiğinde merkezî makamı devralmıştı; şimdi o makamın dışında ve silahlı bir hareketin elindeki şehirden örgütleniyor. İki dönemi aynı iktidara dönüş öyküsü saymak, bu belirleyici farkı siler. Doğudaki mevcut askerî tutunma, eski başkanın bugünkü siyasi tercihinin uygulanabileceği bir zemin sunuyor; bundan yeni birliklerin konuşlandırıldığı veya ilerlediği sonucu çıkmıyor.[1]

Öte yanda Félix Tshisekedi’nin ikinci beş yıllık dönemi 2028’de sona eriyor. Anayasa iki beş yıllık dönem sınırı koyuyor. AFP, iktidar çoğunluğunun son aylarda metni değiştirmek için kamuoyu hazırlığı yaptığını bildiriyor. Kabila’nın silahlı cepheye geçişi ile anayasa değişikliği hazırlığını tek bir planın parçaları saymak için dayanak yok. Fakat ikisi de başkanlık sonrası düzenin hangi kurumlarda tartışıldığı sorusunu gündeme getiriyor: biri görev süresini belirleyen metin üzerinden, diğeri silahlı koalisyon üzerinden.[1]

Kongo’nun bu dönemeçteki kurumsal sorunu, geçmişin kendiliğinden geri dönmesi fikrinden daha somut. Aynı siyasi rekabet, görev süresi tartışmasında ve doğudaki silahlı örgütlenmede farklı araçlara kavuşuyor. Aralıkta Kinşasa ile Kigali arasında Washington aracılığıyla imzalanan anlaşmanın sahada somut etkisi olmadığı, Temmuz 2025’teki Katar arabuluculuğuyla kabul edilen ateşkese de uyulmadığı bildiriliyor. FRN’nin açık güç kullanma amacı, rekabetin kurumlar içinde tutulmasının önündeki yeni ağırlık. Bir başkanlık devrinin dayanıklılığı, eski liderin seçimden sonra yalnızca unvanını bırakmasına değil, rakiplerin iktidar mücadelesini hangi yollarla sürdürdüğüne de bağlı.[1]