Üyelikten önce çalışma gündemi
Dakar’da müzakerenin önünü açan karar, ayrılan ülkelerin hemen geri dönmesini istemekten vazgeçmek oldu. Burkina Faso Dışişleri Bakanı Karamoko Jean Marie Traoré, görüşmelerin AES ile ECOWAS arasında yeni ilişkileri resmileştirmeyi amaçladığını söylüyor. ECOWAS başmüzakerecisi Lansana Kouyaté de bugün geri dönüş talep edilemeyeceğini kabul ediyor. Böylece heyetler aynı üyelik sonucunu benimsemeden, ortak bir çalışma gündemi kurabiliyor.[1]
Bu esneklik, ayrılığın bütün sonuçlarını tek pazarlığa bağlama baskısını azaltabilir. İnsanların ve malların dolaşımı, ticaret ve terörle mücadele için kurulan çalışma grupları, taraflara farklı alanlarda ilerleme imkânı sunuyor. Benim çıkarımım şu: Siyasi statü konusunda anlaşmazlık sürerken, gündelik ilişkilerin koşullarını görüşmek daha dar bir uzlaşma zemini yaratabilir. Bunun karşı ihtimali de var; gruplar, çözülemeyen siyasi anlaşmazlığı yeni toplantılara taşıyarak yalnızca zaman kazandırabilir.[1]
Çalışma gruplarının görevi, iki yapı arasındaki yeni kurumsal ve hukuki düzenlemeleri hazırlamak. Uzman görüşmelerinin 18 Ekim’de sürmesi, ardından gelecek aylarda yeni toplantılar yapılması öngörülüyor. Sürecin sonunda bir çerçeve anlaşması hedefleniyor. Dolayısıyla bugünkü somut kazanım, üzerinde çalışılacak başlıkların ve müzakere yolunun belirlenmesi. Sınır geçişlerini veya ticari işlemleri değiştirecek hükümlerin uygulanması için ayrıca anlaşmaya varılması gerekecek.[1]
Toplantıdan yükümlülüğe
Burada kurumların gücü kadar sınırı da görülüyor. Ayrılık sonrasında ilişki kurabilecek bir masa sunmak değerli; fakat masaya oturan hükümetlerin uzlaşması, insanların serbest dolaşımının nasıl işleyeceğini kendiliğinden çözmüyor. Görüşmeler duyurulduğu haliyle devlet heyetleri ve uzmanlar arasında yürütülüyor. İşbirliği çerçevesinin günlük hareketliliği koruyup korumayacağı, açıklanacak düzenlemelerin içeriğine bağlı. Kurumsal sürekliliği başarılı saymak için, görüşme takviminin ötesinde hak ve yükümlülüklerin ne olacağını görmek gerekir.[1]
Kouyaté’nin ileride geri dönüş ihtimalini açık tutması ile AES’in yeni ilişkiler üzerinde durması, tarafların siyasi hedeflerinin henüz birleşmediğini gösteriyor. Bu ayrışma teknik görüşmeleri bozmak zorunda değil; taraflar, üzerinde uzlaşabilecekleri sınırlı konuları seçebilir. Tersine, çalışma gruplarının her kararını üyelik tartışmasına geri bağlamak ilerlemeyi durdurabilir. Dakar’ın değeri, tarafların farklı hedeflerle aynı masada kalabilmesine ne ölçüde izin verdiğiyle anlaşılacak.[1]
Bundan sonra bakılacak şey, çalışma gruplarının serbest dolaşım ve ticaret için hangi ortak hükümleri önereceği. Tarihi belirlenmiş yeni bir toplantı, sürecin sürdüğünü gösterir; üzerinde uzlaşılmış bir düzenleme ise müzakerenin ne ürettiğini gösterir. Benim için eşik, ilan edilen gündemin somut karşılıklı yükümlülüklere dönüşmesi. Geri dönüş tartışmasını şimdilik ertelemek bu ihtimali açtı. O ihtimalin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini, tarafların henüz hazırlamaya başladığı metinler belirleyecek.[1]