Ret kararından sonra gelen talep
John Mahama’nın Goaso’da anlattığı yeni adım, ABD’nin reddedilen sağlık anlaşmasını yeniden görüşmek istemesi. Yaklaşık 109 milyon doları beş yıla yayan öneri, USAID üzerinden alınan bazı kaynakların yerine geçmek üzere hazırlanmıştı. Gana kabinesinin ret kararıyla, yardım miktarının karşısına anlaşmanın şartlarını koyan bir devlet kararı çıktı. Mahama’ya göre Washington şimdi itiraz edilen hükümleri değiştirme veya çıkarma ihtimalini görüşmek istiyor. Bu hareket, ilk öneriyi kabul etmek ile işbirliğini bütünüyle kesmek arasına bir seçenek ekliyor: metnin koşullarını yeniden pazarlık etmek.[1]
Görüşmeye dönmek, para aktarımını kabul etmekle aynı aşama değil. Mahama’nın açıklamasında Gana’nın verdiği karşılık, itiraz ettiği maddeleri konuşmaya açık olmak. ABD’nin önerdiğini söylediği karşılık ise bunların değiştirilmesi veya çıkarılması. Henüz iki tarafın kabul ettiği bir yeni metin üzerinden takas edilmiş yükümlülükler yok. Ben bu aşamayı bir uzlaşma sonucu olarak değil, ret kararının ardından yeniden açılan pazarlık alanı olarak okuyorum. Böylece kabinenin ilk öneriye koyduğu sınır korunurken, dış yardım ilişkisi tartışılabilir kalıyor.[1]
Para ile yetki arasındaki takas
Ret kararının içeriği, pazarlığın yalnızca mali olmadığını gösteriyor. Mahama, Gana’nın ulusal patojen profilini ve vatandaşların tıbbi bilgilerini paylaşması hakkındaki hükümleri eleştirmişti. Bunlara Gana’nın programa kendi parasını koyması ve Gıda ve İlaç Kurumunun anlaşmayla getirilen ürünleri denetleme yetkisine ilişkin kısıtlamalar ekleniyor. Bu maddeleri ayrı ayrı tartışmak önemli: bütçeye katkı yapmak, sağlık bilgilerini paylaşmak ve ilaçların denetim yetkisini sınırlamak aynı tür yükümlülükler değil. Birinde değişiklik yapılması, diğer itirazların da karşılandığı anlamına gelmiyor.[1]
Kabineye giden Sağlık Bakanlığı incelemesi, bu uluslararası ilişkinin ülke içindeki karar noktasını da gösteriyor. Mahama’nın anlattığı süreçte yardım önerisi yalnızca iki başkent arasındaki görüşmeye bırakılmadı; ilgili bakanlık metni değerlendirdi ve kabineye bilgi notu sundu. Pazarlığın muhatapları arasında hastaların mahremiyeti ve ilaçları denetleyen kamu kurumunun yetkisi de var. Bu nedenle devletler arasında daha sakin bir ilişki kurulması, vatandaşların korunmasının kendiliğinden sağlandığını göstermiyor. Gana’nın itirazlarının anlamı, anlaşmanın kabulünden sonra hangi yetkilerin ülkede kaldığına uzanıyor.[1]
Müzakerenin ölçüsü değişen koşullar
Washington’un yeniden görüşme talebi, Gana’nın ret kararının muhatabı masaya döndürdüğü şeklinde okunabilir. Fakat aynı talep, herhangi bir esaslı koşuldan vazgeçmeden ilişkiyi sürdürme amacı da taşıyabilir. Mahama’nın açıklaması bu iki açıklama arasında kesin bir seçim yaptırmıyor. Görüşmenin yararı, bütün itirazları çözmüş görünmesinde değil, hangi maddenin hangi karşılıkla değiştirilebileceğinin tartışılabilir olmasında. Gana’nın kaynak ihtiyacı da ortadan kalkmış değil; bu yüzden yeniden görüşme olanağını kazanmak ile eşit pazarlık gücüne ulaşmak aynı sonuç sayılmaz.[1]
Bu pazarlığın somut ölçüsü, kabul edilen koşulların yardım ile yetki arasındaki dağılımı nasıl değiştirdiği. Mahama’nın sıraladığı veri paylaşımı, mali katkı ve ilaç denetimi başlıkları bu hesabı mümkün kılıyor. Bir metinde para tutarının korunması, aynı metnin vatandaşların tıbbi bilgilerini veya düzenleyici yetkisini aynı biçimde koruduğunu kanıtlamaz. Mevcut açıklamanın sağladığı seçenek, ilk teklifi olduğu gibi kabul etmeye mecbur olmadan görüşmeyi sürdürmek. Dengeyi kuran sonuç ise iki tarafın açıkça kabul ettiği yükümlülüklerde ve Gana’nın koruduğu yetkilerde aranmalı.[1]