İlçe görevlisine yöneltilen talep
ABD Adalet Bakanlığı, Kaliforniya’daki ilçe seçim görevlilerinden 48 saat içinde vatandaşlık incelemesini bitirmelerini istemiyor. Bakanlık bu süre içinde işbirliği yapma taahhüdü talep ediyor. NBC News’in elde ettiği San Bernardino mektubundaki bu ayrıntı, federal girişimin yerel yönetime nasıl ulaştığını açıklıyor: ilçenin önce federal incelemeye katılması isteniyor. Bakanlık 23 Ekim’de eyaletin 58 ilçesinden 57’sine yazı gönderdi; Los Angeles ilçesi benzer bir mektubu önceki hafta almıştı. Böylece talep, tek bir seçim bürosunun ötesine yayılıyor.[1]
Mektubun muhatabı, ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki San Bernardino ilçesinin seçmen kayıt sorumlusu Joani Finwall. Los Angeles’taki federal savcılığın birinci yardımcısı Bilal Essayli, 1.133 kişilik bir liste sunuyor; bu kişileri vatandaş olmayabileceği düşünülen seçmenler olarak tanımlıyor. Adalet Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığıyla birlikte kimin vatandaş olduğunun belirlenmesini istiyor. Listenin başlangıç noktası şüphe olduğu için, seçmenin listede bulunmasıyla hakkında doğrulanmış bir vatandaşlık tespiti yapılması arasında önemli bir mesafe var.[1]
Vatandaşlığı doğrulanamayan kişiler için istenen somut işlem, posta oylarının durumları belirlenene kadar diğer oylardan ayrı tutulması. Essayli mektupta oyların iptalini istemediğini açıkça belirtiyor. Ayrı tutma talebini sayımdan önce bir vatandaşlık incelemesine bağlaması, ilçe görevlisinin önüne doğrudan oyların işlenmesiyle ilgili bir karar getiriyor. Benim okumamda, federal girişimin idari ağırlığı burada: soruşturma için hazırlanan listedeki belirsizlik, oylara nasıl işlem yapılacağı sorusuna taşınıyor.[1]
Ceza uyarısının idari etkisi
Essayli bu talebi kişisel sorumluluk uyarısıyla güçlendiriyor. Federal seçimde vatandaş olmayan birinin oy kullanmasının ve buna bilerek yardım edilmesinin suç olduğunu yazıyor; NBC News’e yaptığı açıklamada bu tür bir oyu bilerek işleyen görevlilerin hukuki risk taşıdığını söylüyor. Bu yaklaşımın daha dar açıklaması, federal makamların seçim suçlarını önlemeye çalışması. Yine de mektubun görevliden istediği işlem, listedeki kişilerin vatandaşlığı belirlenmeden başlıyor. Benim çıkarımım, ceza uyarısının ilçeden işbirliği istemek için ek baskı oluşturduğu; ilçenin talebe uyduğu veya yetkinin mahkemece kabul edildiği sonucu buradan çıkmıyor.[1]
Kaliforniya’yı temsil eden ABD Senatörü Alex Padilla, yönetimin yaygın seçim sahteciliği iddiaları için kanıt sunmadığını savunuyor. Kullanılan verilerin güvenilmez olduğunu ve federal makamların müdahale yetkisi bulunmadığını söylüyor. Bu itiraz, ilçe görevlisinin önündeki anlaşmazlığın iki yanını görünür kılıyor: hangi seçmenin vatandaş olmadığı ve federal makamların bu şüpheye dayanarak hangi işlemi isteyebildiği. Savcının ceza uyarısı ile senatörün itirazı, tarafların tutumları; mektup, yeni yürürlüğe girmiş bir yasa veya oyları ayırmayı emreden bir mahkeme kararı olarak sunulmuyor.[1]
Yönetim ayrıca vatandaş olmadığından şüphelendiği kişilere ait 20.000’den fazla posta oyunun sayılmasını engellemek için dava açmış durumda. Alt mahkeme kararından önce kısıtlama uygulanması için Dokuzuncu Bölge Temyiz Mahkemesine de başvurdu. İlçelere gönderilen mektuplar, bu yargı yolunun yanında yerel görevlilerden doğrudan işlem istiyor. Seçmen açısından somut mesele, vatandaşlık incelemesi sürerken oyuna nasıl davranıldığı. Talebin gerçek kapsamını anlamak için ilçenin uygulaması ve mahkemenin verdiği karar önemli; federal listede bir ismin bulunması, o kişinin hukuka aykırı oy kullandığını kanıtlamıyor.[1]