Havadaki koruma görevi

Macar hava sahasındaki yolcu uçağına eşlik eden savaş uçağının görevi somut: güvenli geçişi korumak. Savunma Bakanı Romulusz Ruszin-Szendi, cuma günü Brüksel-Sofya ve Prag’dan Bükreş ile Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ne giden uçuşlara böyle bir eşlik sağlandığını açıkladı. Macaristan-Romanya sınırı yakınındaki NATO hava devriyesini de duyurdu. Sahadaki karşılık, ihbarın doğru olup olmadığından önce geliyor. Yolcunun güvenliği, ihbarın göndereni bulunana kadar ertelenemiyor.[1]

Bu görev, savunmanın yükünü hesaplamak için doğru başlangıç noktası. Bir ihbar; uçuş ekibini, hava trafik yönetimini, polisi ve bazı durumlarda askerî birliği aynı olayın etrafında topluyor. Uçak, ekip ve komuta dikkati bir koruma görevine ayrılıyor. Buradan çıkarılabilecek hüküm dar ama önemli: sivil hayatın güvenliği, askerî hazırlığın kullanım alanlarından biri. Eşlik uçuşlarının yapıldığını bilmek, elde kalan hazır kuvveti saymaya yetmiyor. Açıklanan sevk ile bütün kuvvetin kullanılabilirliği arasında ölçülmesi gereken bir mesafe var.[1]

En güçlü alternatif açıklama da burada duruyor. Görünen hareketlilik, olağan bir ihtiyati koruma tepkisi olabilir. Kopenhag Havalimanı normal çalıştığını bildirdi. Prag’daki ihbarlar nedeniyle uçuş iptali olmadı; Prag’dan Roma’ya giden uçağın Venedik’e yönlendirilmesi ise yerel aksamanın gerçek olduğunu gösterdi. Patlayıcı bulunmadı ve uçaklar güvenli indi. Bu sonuçlar koruma görevinin o aşamada yerine getirildiğiyle uyumlu. Hava savunmasının tükendiği veya Avrupa’nın genel uçuş düzeninin çöktüğü sonucunu desteklemiyor. Masraf ile tükenmişlik farklı iddialar.[1]

Süren görev, sınırlı hüküm

İhbarların haber merkezlerine ulaşması görev alanını genişletti. RTÉ çalışanları binalardan çıkarıldı; Nova TV ve Sky da tehdit aldıklarını açıkladı. Bir savaş uçağı havadaki refakati sağlayabilir. Bir binanın tahliyesi ve içerideki güvenliğin sağlanması ise başka kurumların işidir. Dolayısıyla aynı tehdide karşı görünen askerî tepkiyi bütün savunmanın yerine koymak yanıltıcı. Hazırlık, farklı kurumların kendi işlerini sürdürürken bu ek görevi karşılayabilmesiyle ilgili. Bu, yalnızca daha fazla askerî araç sayarak çözülebilecek bir kapasite sorusu değil.[1]

Sorumluluk meselesi, karşılığın türünü de sınırlıyor. E-postadaki isim doğrulanmış bir kimlik değil. Mesajların bütün uçuş ihbarlarıyla aynı kaynaktan geldiği de belirlenemedi. İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares’in hibrit saldırı değerlendirmesi, belirlenmiş bir failin yerini tutmuyor. Eşgüdümlü bir kampanya ihtimalinin yanında taklit ihbarları veya kişisel saiklerle hareket eden kişiler ihtimali var. Bu belirsizlik altında sivilleri koruma görevi açık; belirli bir devlete ceza verme gerekçesi ise ayrıca kanıt gerektiriyor. Askerî hareketlilikten caydırıcılık başarısı çıkarmak da erken. Failin davranışının değiştiği gösterilmiş değil.[1]

Bu yüzden asıl kapasite sorusu süreyle başlıyor. Koruma görevinin kaç kez tekrarlandığı, ne kadar sürdüğü ve başka hangi görevlerle aynı zamana geldiği önemli. Açıklanan refakatler bunların toplamını vermiyor. Olağan görevler aksamadan sürdürülen koruma, dayanıklılık lehine bir işaret; kalıcı görev kesintileri ise başka bir tablo. Bugünkü dar hüküm yeterince sert: doğrulanmamış bir mesaj bile gerçek bir görev doğurabiliyor. Savunmanın hesabı, ilk kalkıştan sonra da devam eden sivil güvenlik yükünü taşıyabilmekte.[1]