Kârın hangi kısmı kalıcı?

PDF Solutions’ın üçüncü çeyreğinde hissedarın önüne güçlü bir gelir tablosu geliyor: 68,3 milyon dolar satış ve geçen yıla göre yüzde 20 büyüme. Yarı iletken fabrikalarının üretim ve test verilerini işleyen şirketin muhasebe ilkelerine göre faaliyet marjı da yüzde 8’den yüzde 12’ye çıktı. Benim için çeyreğin sağlam tarafı burada. Daha yüksek satışla birlikte ana muhasebe ölçüsünde de daha fazla kâr bırakılmış; büyümenin tamamı giderleri geri ekleyen bir hesaptan doğmuyor.[1]

Ancak kârlılığın büyüklüğü, hangi giderlerin hesaba katıldığına duyarlı. Düzeltilmiş faaliyet marjı yüzde 23’ten yüzde 28’e yükseldi. Bu hesap hisse bazlı ödemeleri, satın alınmış maddi olmayan varlıkların amortismanını ve bazı hukuk, satın alma ve bütünleşme giderlerini dışarıda bırakıyor. Yönetimin faaliyetleri dönemler arasında karşılaştırmak için kullandığı bu tanım, hissedar açısından giderlerin ekonomik etkisini ortadan kaldırmıyor. Özellikle çalışanlara payla ödeme yapılması, nakit giderinden farklı bir sermaye tahsisi meselesi yaratıyor.[1]

Bu yüzden yüzde 28’i doğrudan nakit üretme gücü gibi okumuyorum. Gelirden kâra geçişin iki ayrı ölçüsü de iyileşmiş olsa da aralarındaki fark geniş kalıyor. Daha yüksek satışlar mevcut gider tabanına yayıldığında faaliyet marjı yükselebilir; bu, faaliyet kaldıracı yorumunu destekler. Ürün bileşimi veya giderlerin dönemlere dağılımı da aynı görünümü yaratabilir. Açıklanan toplam marjlar, iyileşmenin ne kadarının kalıcı maliyet üstünlüğünden geldiğini ayırmaya yetmiyor.[1]

Gelir tabanını yeniden doldurmak

Gelecek gelirlerin sözleşmeli dayanağında ise ters yönde hareket var. Sipariş birikimi önceki çeyrekteki 270,7 milyon dolardan 247,2 milyon dolara indi; geçen yıl aynı dönemde 292,0 milyon dolarlık düzeydeydi. Gelir büyürken birikimin azalması, yeni sözleşmelerle yeniden doldurulması gereken tabanı daraltıyor. Bunun zayıflayan talep kadar mevcut işlerin daha hızlı gelire dönüşmesiyle de ilişkisi olabilir. Tek başına dönem sonu tutarı, yeni siparişleri, iptalleri ve gelir tanıma hızını birbirinden ayırmıyor.[1]

Üst yönetici John Kibarian, gerçekleşen sonuçlara ve dördüncü çeyrek satış fırsatlarına dayanarak yıllık yüzde 20 gelir büyümesi hedefini korudu. Hedefin dayanağına henüz siparişe dönüşmemiş fırsatların da girmesi, sipariş birikimi ile yönetim beklentisini ayrı değerlendirmeyi gerektiriyor. Satış fırsatının sözleşmeye dönüşmesi, sözleşmenin gelire dönüşmesi ve gelirin hissedar için nakit bırakması aynı ekonomik aşama değil. Bugünkü güçlü gelir tablosu bu zincirin yalnızca bir bölümünü aydınlatıyor.[1]

PDF Solutions için daha yüksek bir kârlılık varsayımını savunmanın eşiği bu nedenle çift yönlü: muhasebe ilkelerine göre marjın güçlenmesi ve gelir tabanının yeni işlerle desteklenmesi. Mevcut çeyrek ilk koşulda ilerleme gösteriyor; küçülen sipariş birikimi ikinci koşulu açık bırakıyor. Ben bu sonuçta büyümeye eşlik eden gerçek bir marj iyileşmesi görüyorum. Düzeltilmiş marjı kalıcı kabul eden bir değerleme ise giderlerin ve sözleşme yenilenmesinin yükünü ayrıca taşımak zorunda.[1]