Nakit hedefinden geriye doğru
Capgemini’nin gelir hedefi yukarı giderken organik serbest nakit akışı hedefi 1,8–1,9 milyar avroda kaldı. Hissedar açısından açıklamanın en ilginç noktası bu mesafe. Sabit kurla yıllık gelir artışı beklentisi yüzde 8,5–9,0 aralığından yüzde 9,0–9,5 aralığına yükseldi; faaliyet marjı beklentisi yüzde 13,6–13,8 olarak korundu. Ben büyümeyi değerleme hesabına taşırken önce aynı nakit hedefinin hangi giderleri kapsadığına bakıyorum. Daha yüksek satış beklentisi, yönetimin daha yüksek nakit üretimi hedeflediği anlamına gelmiyor.[1]
Nakit köprüsünün somut kalemi yeniden yapılanma. Hedef, geçen yıla göre yaklaşık 200 milyon avro daha fazla yeniden yapılanma nakit çıkışını içeriyor. Şirketin organik serbest nakit akışı tanımı yatırımları ve kira yükümlülüğü ödemelerini işletme nakdinden düşürüyor; net faiz giderine ilişkin nakit düzeltmesini de içeriyor. Dolayısıyla satışların büyümesi ile bu ölçütteki artış arasında harcama ve ödeme takvimi var. Yeniden yapılanmanın nakit yükü, satış ivmesinin aynı anda nakit hedefine yansımamasının olası açıklamalarından biri; açıklama bunun bütün nedenlerini sayısallaştırmıyor.[1]
Büyümenin kapsamı da hesabı değiştiriyor. Satın almaların yıllık gelir artışına yaklaşık 5 puan katkı yapacağı beklentisi değişmedi. WNS ve Cloud4C alımları grubun gelir tabanını genişletiyor. Bu yüzden sabit kurla büyümeyi, aynı şirket kapsamının kendi başına büyümesi gibi modellemek fazla iddialı olur. Gelir hedefindeki artışı sabit kalan satın alma katkısıyla birlikte okumak, yükseltmenin tamamını yeni bir satın alma etkisine bağlamayı da güçleştiriyor. Buna karşılık hedeflerin yaklaşık değerler olması, bu farktan kesin bir organik büyüme tahmini çıkarmayı sınırlıyor.[1]
Satışın hızları
Ticari hareketin güçlü ve daha yavaş tarafları aynı çeyrekte görülüyor. Gelir 6,073 milyar avro ve sabit kurla yıllık artış yüzde 11,7. Yeni siparişler ise 5,401 milyar avro ve yüzde 3,4 artış düzeyinde. Sipariş büyümesi ile gelir büyümesini aynı varsayımla ileri taşımak, sözleşmelerin gelire dönüşme zamanını gözden kaçırabilir. Öte yandan tek çeyrekteki farklı hızlar, ileride gelir kaybını tek başına kanıtlamaz; siparişlerin alınma ve teslim edilme takvimleri farklı olabilir.[1]
İşlerin dağılımında da tek bir büyüme hızı yok. Uygulamalar ve teknoloji işinin toplam geliri sabit kurla yüzde 3,5, operasyonlar ve mühendisliğinki yüzde 26,9 arttı. Bunlar grup içi işlemler ayıklanmadan hesaplanan iş kolu ölçümleri. Konsolide gelirle bire bir eşitlenmeleri mümkün değil. Yine de teknoloji hizmetleri şirketini tek bir ortalama büyüme oranıyla değerlendirmenin sınırını gösteriyorlar: farklı işler, büyüme varsayımına farklı ağırlıklar taşıyor.[1]
Bana göre bu açıklamanın ekonomik ağırlığı, satış ivmesi ile nakit dönüşümünü ayrı girdiler olarak tutmasında. Yükselen gelir aralığı ticari hacim beklentisini artırıyor; değişmeyen marj ve nakit aralıkları ise kârlılık ve ödeme takvimi konusunda daha temkinli bir çerçeve bırakıyor. Satın alma katkısı ve yeniden yapılanma gideri bu geçişin iki somut parçası. Şirketin büyümesini değerlendiren bir hesap, bu parçaları satış büyümesi içinde eritirse hissedara kalacak nakdi olduğundan erken varsayabilir.[1]