Krediden faiz gelirine
Westpac’in yıllık tablosunda kredi büyümesini kârla yan yana koyuyorum. Krediler %5, mevduat %6 artmış. Yasal net kâr %1 gerileyerek 6,813 milyar Avustralya dolarına inmiş. Belirli kalemler hariç kâr ise 6,972 milyar Avustralya dolarından 6,992 milyar Avustralya dolarına yükselmiş. Bankanın yuvarlanmış sunumunda yatay görünen bu son ölçüde küçük bir artış var. Yine de kredi defterindeki genişleme, kazançta aynı ölçüde bir büyümeye dönüşmemiş.[1]
Bu farkın ilk durağı faiz marjı. Belirli kalemler hariç net faiz geliri %1 artarken net faiz marjı 7 baz puan daralmış. Westpac, kredi rekabetini, mevduat bileşimini ve daha zayıf hazine gelirini daralmaya katkı yapan etkenler arasında sayıyor. Riskten korunma uygulanan mevduatların daha yüksek getirisi kısmi denge sağlamış. Dolayısıyla kredi tutarına uygulanan sabit bir kazanç oranıyla kurulmuş basit bir model, bankanın açıkladığı gelir dönüşümünü yakalayamıyor.[1]
Sonraki durak, kredi değer düşüklüğü giderleri. Bunlar ortalama brüt kredilerin 10 baz puanına ulaşmış; önceki yılda oran 5 baz puandı. Banka değişen ekonomik görünüm, portföy karşılıkları ve yeni bireysel karşılıklara işaret ediyor. Yüksek faaliyet geliri ile daha düşük işletme giderlerinin etkisini bu artan giderler dengelemiş. Böylece kredi hacminden kâra uzanan hesapta, faiz gelirinden sonra kredi riskinin kazanç üzerindeki yükü de belirleyici hale geliyor.[1]
Giderden sermaye getirisine
Gider tarafındaki tanım da sonucu değiştiriyor. İşletme giderleri %1 düşmüş; önceki yılın yeniden yapılanma gideri çıkarıldığında ise %1 artmış. Verimlilik çalışmalarından gelen kazanımları çalışan giderleri ve UNITE yatırımları aşmış. Bu nedenle başlıktaki gider düşüşünü aynı hızda tekrarlanabilecek bir tasarruf gibi ele almak güç. Karşılaştırmanın hangi önceki yıl giderini içerdiği, şirketin verimlilik anlatısının kazanca ne kadar katkı verdiğini değerlendirirken belirleyici.[1]
Benim sınırladığım varsayım, daha büyük kredi defterinin kendiliğinden daha fazla ortak kazancı üretmesi. Bu sonuçta marj daralması ile kredi değer düşüklüğü giderleri o dönüşümü zayıflatıyor. UNITE yatırımları ileride daha iyi verimlilik sağlayabilir; alternatif olarak büyüyen işin kaynak gereksinimi kalıcılaşabilir. Bugünkü giderleri gelecekte bütünüyle ortadan kalkacakmış gibi modelden çıkarmak, açıklanan rakamlardan daha güçlü bir iyimserlik gerektirir.[1]
Sermaye konumu ile bu kazanç dönüşümünü ayrı değerlendiriyorum. Çekirdek sermaye oranı %12,5; bankanın olağan koşullarda esas aldığı oran %11,25. Son temettü hisse başına 77 Avustralya senti. Bunlar bankanın sermaye konumu ve dağıtımı hakkında somut bilgiler. Daha büyük kredi defterinden daha yüksek kazanç üretildiğini doğrulayacak sonuç ise marj ve kredi giderleri sonrasında ortaklara kalan kârın güçlenmesi olur. Açıklanan yıldaki küçük düzeltilmiş kâr artışı, hacim büyümesini aynı hızda kazanca taşıyan bir varsayımı desteklemiyor.[1]