On altı hastanın söyleyebildiği

Rahim ağzı kanserlerinin çoğunda viral DNA insan genomuna kaynaşıyor ve geride bıraktığı dikiş yerleri o tümöre özgü. Viral ve insan DNA'sı arasındaki tümöre özgü birleşim noktaları, tedavi başında incelenen 15 hastanın 7'sinde serumdaki hücresiz DNA içinde saptandı; altıncı ayda saptanması nüksü öngörmede p=0,035 ile istatistiksel olarak anlamlıydı. Bu gerçek bir sinyal ve işe yarar bir yeri gösteriyor: hastalığın kendini belli etmesini beklemek yerine bir kan alımı.[1]

Sonra payda geliyor. Geriye dönük çözümleme 16 rahim ağzı kanseri hastasını kapsıyordu: 12 skuamöz karsinom ve 4 adenokarsinom. Yazarlar bu örneklem büyüklüğünde etki büyüklüğünün doğru biçimde belirlenemediğini ve sonuçları destekleyen kanıtın eksik olduğunu yazıyor. The Cancer Genome Atlas'tan 297 hastayla yapılan daha geniş karşılaştırma başka bir soruyu yanıtlıyor: hangi viral tiplerin daha kötü nükssüz sağkalımla gittiğini; α9 kümesi dışındakiler için tehlike oranı 2,48 (%95 GA 1,34–4,49). Bu karşılaştırma kan testinin kendi tabanını genişletmiyor.[1]

Bir kararı şimdiden oynatan eleme

Bunu, insanların başına geleni şimdiden değiştirmiş bir kan ölçümünün yanına koyun. Araç devreye girmeden önce, AHEAD 3-45 önleme denemesinde amiloid PET taramasına ulaşan kişilerin yüzde 70'inden fazlası uygun çıkmıyordu. Elemeye iki plazma belirteci, yaş ve APOE4 taşıyıcılığı eklenince bu oran yüzde 31'e indi. Boşa giden tarama sırasının üçte ikisini kurtarmak, tarayıcı zamanını, radyoişaretleyiciyi ve gönüllü sabrını denemeye geri kazandırıyor.[2]

Aynı süzgeç sessizce bir seçim de yapıyor. Uygun olanların payını yükselten her kan eşiği, hangi gönüllünün taramaya hiç ulaşmadığına karar veriyor; böylece deneme nüfusu, belirteçlerin iyi tarif ettiği insanlara doğru daralabilir. Daha yalın bir açıklama da mümkün: eşik, amiloid yükü zaten giriş ölçütünün altında kalan kişileri eliyor olabilir; o hâlde kohortun bileşiminde değişen bir şey yoktur. Hangisinin geçerli olduğu, kimin elendiğine dair bir soru ve eleme sonucu tek başına bunu çözmüyor.[2]

Paydanın durduğu yer

Her iki ölçüm de daha yavaş ve daha pahalı bir şeyin yerine geçen kan testleri; ikisi de tam olarak paydalarının ve bağlı oldukları kararın verdiği kadar değerli. Biri binlerce kişinin geçtiği bir eleme basamağında, bir denemede kimin taramaya yollandığını yeniden düzenliyor; diğeri, yazarlarının uzun süreli ileriye dönük çalışmalar gerektiğini söylediği 16 hastaya dayanıyor. Her iki durumda da asıl güçlük, eşiği belirlemek için kullanılan nüfusta yatıyor; mekanizmanın kendisi görece açık.[1], [2]

İzlenecek sinyal dar ve tarihlenebilir. Birkaç yüz hastalık ileriye dönük bir kohort, altıncı ayda saptanan birleşim noktalarını gözlenen nüksle karşılaştırıp bildirirse ve ilişki belirtilmiş bir etki büyüklüğüyle p=0,035 dolayında kalırsa, bu kan testi 2028 sonuna kadar izlemde kendine bir yer kazanmış olacak. Böyle bir kohort bildirilene kadar bulgunun dürüst tarifi şu: dikiş yerleri serumda saptanabiliyor ve kimde saptandığını henüz bilmiyoruz.[1]