Yüzde 46, neyin yüzdesi?

ARCHES çözümlemesi, Utah Nüfus Veri Tabanı'ndan 1996 ile 2021 arasında doğumda kadın olarak atanmış 2.939.364 kişiyi derledi ve onları ortalama 10,8 yıl izledi. Bu sürede 99.978 kişiye endometriozis tanısı kondu; bu kişilerde tip 2 diyabetin düzeltilmiş riski, kohortun geri kalanına göre yüzde 46 daha yüksek çıktı. Düzeltilmiş risk oranı 1,46, güven aralığı 1,43 ile 1,50 arasında. Üç milyona yakın bir payda ve bu kadar dar bir aralık, ilişkinin varlığını tartışmanın dışına çıkarıyor.[1]

Yine de bu, iki grup arasındaki bir oran ve bir gruplar sorusunu yanıtlıyor. Endometriozisi olan bir kadına kendi sayısını vermiyor. Yıllık temel risk çok küçükten biraz daha az küçüğe de geçse, ortadan belirgin biçimde yükseğe de geçse risk oranı 1,46 çıkabilir; oran her iki durumda da aynı görünür. Bunu kişisel bir olasılığa çevirmek için o yaştaki, o kilodaki ve o aile öyküsündeki bir kadının temel oranı gerekiyor ve oranın kendisi o temel oranı taşımıyor.[1]

İlişkinin en güçlü olduğu yer

Alt gruplara ayrıldığında ilişki, bir kliniğin daha düşük riskli sayacağı kadınlarda en güçlü. Menopoz öncesi kadınlarda düzeltilmiş risk oranı 1,55. Beden kitle indeksi 30'un altındaki kadınlarda 2,39. En yüksek değerler pelvis dışı endometrioziste: tanımlanmış bölgede 2,67, tanımlanmamış bölgede 2,47. Yazarlar bunu sonuç bölümüne kendileri yazıyor: ilişki, geleneksel olarak daha düşük temel riskli sayılan kişilerde en güçlü.[1]

Bu örüntüye iki okuma uyuyor ve bu tasarım ikisini ayıramıyor. Birincisi biyolojik: pelvis dışındaki odaklardan kaynaklanan süregelen iltihabın metabolizma üzerindeki etkisi; en yüksek değerin pelvis dışı alt tipte çıkması buna uyar. İkincisi şu: endometriozis tanısı almış bir kadın zaten sağlık sisteminin içindedir, muayene edilir ve kanı alınır; dolayısıyla tanı konmamış bir diyabet, hiç başvurmamış bir kadına göre onda daha kolay bulunur. Bu etki de rutin kan şekeri ölçümünün en az beklendiği yerde, yani kilosu düşük ve menopoz öncesi grupta en büyük olurdu. Yazarlar bunu, artık karıştırıcı etkilerle birlikte, sonuçların temkinli okunması için bir neden olarak belirtiyor. Eşitsiz sınama ile gerçek bir metabolik mekanizma aynı tabloyu üretiyor.[1]

Bunun uygulamayı değiştirmesi için ne doğru olmalı?

İki okumayı ayırmak için aynı verinin daha fazlası yetmiyor. Sınama şu: herkesin kan şekerinin belirli aralıklarla ölçüldüğü bir kohort; böylece hekime başvurmak, kime tanı konacağını belirlemekten çıkar. Böyle bir kohort beden kitle indeksi 30'un altındaki alt grubu bildirirse, düzeltilmiş risk oranının 2,39'un altında çıkmasını bekliyorum; çünkü bugünkü değerin bir bölümü eşitsiz sınamanın işini görüyor. Yine de 2,39 dolayına düşerse, metabolik okumaya karşı çıkmak çok zorlaşır ve endometriozis, başka hiçbir işaret taşımayan bir kadında kan şekerine bakmak için bir nedene dönüşür.[1]

O zamana kadar çalışmanın desteklediği şey manşetten daha dar, yine de değerli. ABD'de üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 11'i endometriozisle yaşıyor; yani halihazırda bu tanıyı taşıyan geniş bir grup, kendisine kimsenin söylemediği bir metabolik riskin de yanında durabileceğini öğreniyor. Bu gruba dürüst söz şu: ilişki veride duruyor, tek bir kadın için büyüklüğü bilinmiyor ve en ucuz karşılık, yani kendisine belki hiç önerilmeyecek bir kan şekeri ölçümü, iki durumda da neredeyse hiçbir gider getirmiyor. Bu kadar ince bir kanıt telaşı haklı çıkarmaz. Sormayı haklı çıkarır.[1]