Tanımın istediği eşleşme

Sağlıklı ve ateroskleroz yüklü farelerin atardamar üçüncül lenfoid organlarından ve lenf düğümlerinden germinal merkez B hücreleri ayrıldı, 60 otoantikor ifade klonlamasıyla elde edilip atardamar duvarına tepkimeleri açısından tarandı ve bunlardan A6 adı verileni histon 2B'ye yüksek ilgiyle bağlanıyor. Histon 2B ile aşılama ve A6'nın aktarımı, bu farelerde aterosklerozu hızlandırıyor.[1]

Witebsky-Rose ölçütleri otoimmün hastalığı tam olarak bununla tanımlıyor: hastalık yapıcı bir otoantijen ile ona yüksek ilgiyle bağlanan, hastalığa yol açan bir otoantikorun eşleşmesi. Makalenin kendi anlatımına göre bu ölçütler ateroskleroz için karşılanmadı ve otoimmün hastalık dernekleri aterosklerozu otoimmün bir hastalık olarak listelemiyor. Fare deneylerinin yanıtladığı şey, tanımın bir fare aterosklerozu modeli içindeki karşılığı.[1]

Taranan 495 kişi

Serumdaki anti-H2B antikor düzeyleri, Sun Yat-sen Üniversitesi Birinci Bağlı Hastanesi'nde rutin koruyucu tarama kapsamında göğüs bilgisayarlı tomografisi çekilen 30-70 yaş arası 495 kişilik kesitsel bir kohortta ölçüldü ve daha yüksek düzeyler göğüs aortunda kireçlenme yaygınlığıyla ilişkili bulundu. Dışlama ölçütleri, daha önce tanı almış kalp-damar hastalığı, inme, sistemik tedavi gerektiren otoimmün hastalık, etkin kanser ile ağır böbrek veya karaciğer işlev bozukluğu olanları kohortun dışında bıraktı.[1]

Bu dışlamalar, yeniden sınıflandırmanın en çok işine yarayacağı hastaları tarif ediyor; kesitsel tasarım da kimde kireçlenme olduğunu kaydediyor, kimin sonradan olay geçirdiğini değil. Makalenin fare ayağı ağırlığını aşılama ve aktarım deneylerinden alıyor, insan ayağı ise yapısal bir belirteçle kurulmuş bir ilişkiden; iki yarı aynı büyüklüğü ölçmüyor. Karşı okuma da yerinde: yerleşik hastalığı dışarıda bırakmak, tarama kohortlarında ters nedenselliği önlemenin alışılmış yolu ve düzeyler, bunun için tasarlanmış bir çalışmada olayları yine de izleyebilir.[1]

Yazarların kendi koyduğu sınırlar

Yazarlar bulguyu, klinik olarak anlamlı aterosklerozun otoimmün bileşenini destekleyen olası önemli bir öge olarak tanımlıyor ve sınırları kendileri sayıyor: çalışma, insan aterosklerozunun her yönünü karşılamayan bir fare modelinde yürütüldü, cinsiyet farklarını bulmak için tasarlanmadı ve tümüyle düzeltilmiş regresyon modeli sistolik kan basıncı ile göğüs aortu kireçlenmesi arasında, kohortun açıklamaya gücünün yetmediği ters yönlü bir ilişki verdi. Andreas Habenicht'in verilerin dönüştürücü güç taşımasının beklendiği yolundaki açıklaması, bu yazılı sonucun bir adım önünde duruyor.[1]

Bir sonraki adımın ne olduğu da bu sınırlardan çıkıyor: anti-H2B antikor düzeylerini tarama tomografisinde görülen kireçlenmeye karşı değil, yeni gelişen kalp krizi ve inmelere karşı ölçen ileriye dönük bir kohort, ilişkinin klinik anlamını sınanabilir kılar. Böyle bir çalışma bildirilene kadar insan kanıtının dürüst tarifi, hastalık yüküyle birlikte hareket eden bir belirteç olmaktır.[1]