Marjın içindeki eski ve yeni maliyetler
BMW’nin otomotiv bölümünde 901 milyon euro faaliyet kârı ile eksi 566 milyon euro serbest nakit akışı aynı çeyreğe ait. Benim için yeniden yapılanmanın maliyetini tartışmaya buradan başlamak daha yararlı: kâr tablosundaki yük ile kasadan çıkan para farklı takvimlerle ilerliyor. Şirket portföy ve yapısal önlemlerin yıllık marja etkisini yaklaşık 2,5 puana çıkarınca, açıklanan otomotiv marjı beklentisi eksi yüzde 0,5 ile artı yüzde 0,5 aralığına indi. Önlemler hariç yüzde 2’nin üzerinde marj beklentisi ise korunuyor. Bu ayrım dönüşümün kapsamını anlatıyor; mevcut faaliyetlerin nakit üretme gücünü tek başına ölçmüyor.[1]
Üçüncü çeyreğin yüzde 3,4 otomotiv marjında da bir karşılaştırma sorunu var. Fren sistemi garanti meselesinde tedarikçiyle varılan uzlaşma kâra katkı yaptı. Diğer maliyet değişimlerinin 400 milyon euroluk olumlu etkisi ağırlıkla bu kalemden geliyor. Buna karşılık hacim, ürün bileşimi ve fiyatlamanın toplam etkisi yaklaşık 600 milyon euro olumsuz oldu. Uzlaşmayı yok saymak şirketin kazandığı bir faydayı siler; sürekli otomobil satışından gelen marjla aynı kabul etmek ise faaliyet gücünü fazla yüksek gösterme riski taşır. Ben uzlaşma faydasını, müşteriye satılan araçların kazancından ayrı değerlendiririm.[1]
Harcama ile gider arasındaki fark araştırma geliştirmede daha da belirgin. Araştırma geliştirme harcaması yüzde 6,8 azalarak 1,8 milyar euroya indiği halde gelir tablosundaki ilgili gider yaklaşık 200 milyon euro arttı. BMW bunu ağırlıkla geçmiş yıllarda aktifleştirilen geliştirme maliyetlerinin daha yüksek amortismanına bağlıyor. Demek ki bugünkü harcamayı kısmak, geçmiş yatırımın gelir tablosuna gelen yükünü aynı anda ortadan kaldırmıyor. Hissedar açısından önemli ayrım bu: daha düşük harcama nakdi koruyabilir, fakat yalnızca o azalıştan daha güçlü ürün ekonomisi sonucu çıkarılamaz. Eski yatırımların maliyeti ile yeni yatırımın hacmi aynı kalem değil.[1]
Nakit hedefinin taşıdığı varsayım
Nakit köprüsü, eksi sonucun yalnızca yatırım harcamasından kaynaklanmadığını gösteriyor. İşletme sermayesindeki değişim yaklaşık 600 milyon euro katkı sağladı. Amortismanın yatırım harcamasını aşmasının net katkısı da yaklaşık 600 milyon euro oldu. Buna karşılık karşılıklardaki değişim, özellikle garanti ve prim ödemeleriyle, nakdi yaklaşık 900 milyon euro azalttı. Diğer kalemlerin 1,8 milyar euroluk olumsuz etkisini yönetim ağırlıkla önceki çeyrekte fayda sağlayan tahakkukların zamanlama farklarının tersine dönmesiyle açıklıyor. Dolayısıyla şirketin bütün çeyreklik nakit açığını yeni kapasite kurmanın bedeli gibi görmek, açıklanan köprünün önemli bölümünü kaçırır.[1]
Güçlü karşı görüş, tek çeyreğin nakit çıkışının kalıcı bir kazanç sorunu göstermeyebileceği. Yönetimin zamanlama açıklaması bu ihtimale somut dayanak veriyor. Dokuz aylık otomotiv serbest nakit akışı 724 milyon euro; şirket yıl sonunda 2,5 milyar euroyu aşma hedefini koruyor. Son çeyrek için işletme sermayesinin daha da azalmasından ve gümrük vergisi iadelerinden katkı bekliyor. Ben bu beklentiyi gerçekleşmiş nakit gibi yazmam. İadeler ile stokların azaltılması nakit yaratabilir, ancak bunların katkısı araç satışlarının tekrar eden kazancıyla aynı nitelikte değil. Yıllık hedefin tutması ile nakdin kalıcı kaynağının güçlenmesi bu nedenle ayrı değerlendirmeler gerektiriyor.[1]
Bu yüzden yeniden yapılanma için benim ölçüm, gideri hesap dışına çıkardıktan sonra kalan marjla bitmiyor. Tedarikçi uzlaşmasının katkısı, geçmiş geliştirme yatırımlarının amortismanı ve karşılıkların ödemeye dönüşmesi birlikte düşünülmeli. Şirketin nakit üretimine ilişkin daha güçlü bir değerlendirme, zamanlama farklarının toparlanmasının yanında olağan faaliyetlerden gelen katkıya da dayanır. Yalnızca vergi iadesiyle iyileşen bir nakit sonucu ile araç satışlarının güçlendirdiği bir sonuç hissedara aynı şeyi anlatmaz. BMW’nin maliyetleri düşürme çabasının değeri var; bu değerin kalıcılığına karar verirken muhasebe düzeltmesini, kasaya giren paranın kaynağı yerine koymamak gerekiyor. Bir sonraki sonuçlarda otomotiv serbest nakit akışının bileşimine bakarım: olağan faaliyetler, işletme sermayesi azalması ve gümrük vergisi iadeleri.[1]