İlk ayrım: iadeye erişim
Atlanta Fed'in 1.156 şirket yöneticisiyle yaptığı ağustos anketinde şirketlerin yaklaşık dörtte biri tarife iadesine hak kazandığını bildirdi. Hak kazananların yüzde 40'ı ödemeyi almıştı; bu oran bütün örneklemin yaklaşık yüzde 9'una denk geliyor. İadenin ortalama büyüklüğü, ödeme alan şirketlerin yıllık gelirinin yüzde 1,7'siydi. Böylece dağılım hesabı paranın kullanımından önce, hangi şirketin iadeye ulaşabildiği noktasında başlıyor.[1]
Erişim şirket tipine göre ayrıştı. Halka açık şirketler özel şirketlere kıyasla iadeyi iki katından fazla olasılıkla aldı; daha büyük şirketlerde de oran yükseldi. Finansmana erişimi en kısıtlı şirketler alınan iadelerin üçte birini oluşturdu. Bu iki bulgu aynı anda önemli: nakit sıkıntısı çeken firmalar pay aldı, fakat başvuru ve tahsilat kapasitesi büyük ve halka açık şirketleri öne çıkardı.[1]
İkinci ayrım: para nerede kaldı?
İadeyi alan şirketlerin yüzde 70'i paranın en az bir bölümünü nakitte tutmayı planladı. Yarısından fazlası araştırma-geliştirme ya da sermaye harcamasını seçti. Müşteriye doğrudan dönen kanallar daha dar kaldı: yüzde 17,2 müşteri iadesi, yüzde 14,8 fiyat indirimi bildirdi. Çalışan ikramiyesini seçenlerin oranı yüzde 12,7, yönetici ikramiyesini seçenlerin oranı yüzde 10,1 oldu.[1]
Anket birden fazla kullanım seçeneğine izin verdiği için bu oranlar iade dolarlarının payını değil, her seçeneği işaretleyen şirketlerin payını ölçüyor. Yine de sıralama açık bir dağıtım resmi sunuyor: bilanço tamponu en yaygın tercih; müşteriye fiyat ya da geri ödeme yoluyla geçiş ile çalışana ikramiye kanalı daha sınırlı. İadenin şirket hesabına girmesi, aynı tutarın hane bütçesine kısa sürede yansıdığı anlamına gelmiyor.[1]
Paylaşım hesabının sınırı
Sonuçlar planlanan kullanımı kaydediyor; gerçekleşen harcamayı ya da kalıcı ücret artışını ölçmüyor. Dolaylı etkilerin büyüklüğü ankette yok. Bugün görülebilen bölüm, doğrudan kanalların şirket likiditesinden daha az şirket tarafından seçildiği ve çalışan ikramiyesi ile yönetici ikramiyesi arasındaki farkın yalnızca 2,6 puan olduğudur.[1]
İadenin bölüşümünü izleyen üç sayı, kaç uygun şirketin ödemeyi aldığı, nakitte tutma oranı ve müşteri ya da çalışan kanalını seçen şirketlerin payıdır. İlk anket, tarife iadesinin otomatik bir hane desteği olmadığını; önce şirket erişimi ve bilanço tercihlerinden geçen bir akış olduğunu ortaya koyuyor.[1]