Önceden çizilen sınır
ACCESS2’nin güçlü yanı, eşitliği sonradan seçilmiş bir anlatıya bırakmaması. Hakemli araştırma, diyabetli gençlerin göz taramasını tamamlama oranları için baştan bir eşdeğerlik sınırı belirledi. Johns Hopkins Üniversitesi’nin iki kliniğinde beyaz katılımcıların yüzde 99,5’i, diğer grubun yüzde 98’i taramayı tamamladı. Oranlar arasındaki 1,5 puanlık farkın güven aralığı, önceden belirlenen artı veya eksi 10 puanlık sınırın içindeydi. Ölçülen sonuç için karşılaştırma kendi kuralını karşıladı.[1]
Bu sonucun paydası da açık: Ulaşılan 440 uygun kişiden 397’si son çözümlemeye katıldı, 392 kişi taramayı tamamladı. Ana karşılaştırma bu katılımcılar arasındaki tamamlanmaydı. Herkese aynı uygulama sunuldu; çalışma gözlemseldi ve rastgele atanmış bir olağan bakım grubu bulunmuyordu. Önceki muayene oranlarıyla yeni tamamlanma oranını yan yana koymak erişimdeki değişimi görünür kılıyor. Aradaki bütün farkı yalnızca yapay zekâya yüklemek ise hizmetin ücretsiz ve klinik ziyaretinin içine yerleştirilmiş olmasını gözden kaçırıyor.[1]
Yüzde yüzün paydası
Tanısal duyarlılığa geçince payda değişiyor. Bağımsız okuma merkezinin değerlendirmesiyle karşılaştırılabilen 390 kişide, sevk gerektiren hastalık yalnızca sekiz kişide vardı. Sistem sekizini de buldu ve duyarlılık yüzde 100 çıktı. Ancak yüzde 95 güven aralığının alt sınırı yüzde 67,6 idi. Sekiz olguda hiç kaçırmamak, duyarlılığın başka bir toplulukta da tam olacağını göstermiyor. Tamamlanma karşılaştırması için kurulmuş büyük görünen örneklem, hastalık saptama doğruluğu için aynı bilgi miktarını sağlamıyor.[1]
Özgüllüğün yüzde 76 olması, sevk kararının başka bir yükünü açığa çıkarıyor. Hastalık eşiğini karşılamayan bazı gençler de pozitif sonuç aldı. Yazarlar genç gözlerdeki parlak yapıların görüntü yorumunu etkileyebildiğini tartışıyor. Yanlış pozitifleri azaltmak ile gerçek olguları kaçırmamak arasında bir tarama dengesi var. Bu çalışmada yapay zekâ sonucunu bilmeyen bağımsız uzmanların görüntüleri değerlendirmesi güçlü bir karşılaştırma sağlıyor; dar hastalık paydası ve gereksiz sevk yükü ise o karşılaştırmanın iki ayrı sınırı.[1]
Kliniğin dışındaki gençler
Erişim bulgusunu toplumdaki bütün gençlere taşırken asıl sınır, kliniğin kapısında başlıyor. Katılımcılar zaten diyabet bakımı için gelmişti ve tarama ücretsizdi. Daha önce benzer taramaya katılmış kişiler de bulunuyordu. Hizmete hiç ulaşmayanların davranışı bu örneklemde ölçülmedi. Grupların benzer tamamlanması, bu uygulamada saptanan gerçek bir başarıdır. Sonucun kapsamını daraltmak, başarıyı silmek yerine nerede elde edildiğini tarif ediyor.[1]
Bir sonraki karşılaştırmanın değeri, baştan hangi soruyu yanıtladığıyla anlaşılabilir: Ücretli olağan hizmette katılım korunuyor mu, bakımın dışında kalanlara ulaşılabiliyor mu, sevk sonrası gerekli değerlendirme tamamlanıyor mu? Bunlar görme kaybını önlemeye uzanan zincirin farklı halkaları. ACCESS2, bu zincirin taramayı tamamlama halkasında önceden tanımlı bir sınamayı geçti. Tanısal doğruluk ve toplum çapında erişim için daha fazla olgu ve farklı hizmet koşulları gerekiyor. Yüzde yüz ifadesinin yanına sekiz olguyu koymak, sonucun hangi soruya güçlü yanıt verdiğini görünür kılıyor.[1]