Tek bir varsayım, 36,6 trilyon yen
Gelecek nisanda başlayan yıl için Tokyo'daki Maliye Bakanlığı, Japonya'nın borcunu çevirmeye yaklaşık 36,6 trilyon yen istedi; bu, içinde bulunduğumuz yılın ilk bütçesinden kabaca 5,4 trilyon yen fazla. Bu tutarın yaklaşık 16,6 trilyon yen kadarı yalnızca faiz ödemesi ve bu kalem bu yılkinin yüzde 27,2 üzerinde. Rakamların hiçbiri yeni bir borçlanma kararını anlatmıyor; çoktan yapılmış borçlanmanın fiyatını anlatıyor.[1]
Mekanik itici güç, talebin içindeki tek bir satır: uzun vadeli devlet tahvillerinde varsayılan faiz oranı gelecek yıl için yüzde 3,8'e çıkıyor; içinde bulunduğumuz yıl için bu oran yüzde 3,0 idi. Bu rakam, bakanlığın bütçeyi kurarken kullandığı planlama kuralını yansıtıyor. Aynı kural, geçmiş borçlanma stokunu bütçenin taşımak zorunda olduğu nakit maliyete çeviriyor. Uzun vadeli getiriler, enflasyon ve mali görünüme ilişkin kuşkularla birlikte yükseldi.[1]
Yükün gerçekte nereden geldiği
Devlet borcu, kendi vade takvimi hızında yeniden fiyatlanıyor. Vadesi gelen her tahvil, piyasanın o hafta istediği kuponla yenileniyor; böylece sıfıra yakın getirilerle biriken bir stok, takvimin belirlediği sırayla kademeli olarak daha yüksek bir nakit faturaya dönüşüyor. Borç servisinde faizin yüzde 27,2 sıçraması, borçlanma kararları yıllar öncesine ait olduğu hâlde bu yüzden mümkün. Karşı okumanın da hakkını vermek gerekir: bakanlıklar varsayılan oranı alışkanlıkla temkinli belirler ve gerçekleşme talebin altında kalabilir.[1]
O varsayımın arkasındaki faiz patikası şimdiden fiyatlanıyor. Bank of Japan'ın 18 Eylül kararında piyasa katılımcıları faiz artışına yaklaşık yüzde 80 olasılık veriyordu. Kurulda görev yapmış bir eski üye, bankanın o toplantıda ve en erken ocakta bir kez daha adım atmasını bekliyor; ayarların değiştirilmemesinin yende yeni bir satış dalgasını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.[2]
Tamponlar ve izlenecek eşik
Şoku soğuran birkaç unsur hâlâ var. Bütçe talebi bir açılış teklifi; borç servisi kalemi ancak ilk bütçe kurulduğunda sabitlenecek. Faiz rakamı henüz başlamamış bir yılı kapsıyor ve temkinli biçimde yüksek tutulan varsayılan oran, bugün kasadan para çıkarmak yerine talebe pay bırakıyor. Yükümlülük baştan sona yen cinsinden ilerliyor; baskı da dış bir fonlama piyasasından çok bütçenin bileşiminde görünüyor.[1]
Bu, temiz bir eşik bırakıyor. Bank of Japan eylülde ve ocağa kadar bir kez daha faiz artırırsa, yüzde 3,8 varsayımı asıl önemli yerde sınanacak: gelecek nisanda başlayan yılın ilk bütçesindeki borç servisi kaleminde. 30 Nisan 2027'ye kadar izlenecek işaret basit: o kalemin yüzde 3,8 varsayılan oranı koruyup korumadığı, yoksa daha yüksek bir oran ve daha büyük bir yen toplamı taşıyıp taşımadığı.[1], [2]