Kıyıdaki son kasabalar

Husi savaşçıları cuma sabahı Yemen'in Kızıldeniz kıyısındaki son kasabaları aldı ve boğazın tam ortasındaki, Perim adıyla da bilinen Mayyun Adası'na geçti; ilerleyişi Yemen hükümeti kaynakları ile görgü tanıkları anlattı. Savaşçılar ayrıca boğaz kıyısındaki Dhubab kasabasına ulaştı. Adaya çekilen bayrak tek başına pek bir şey belirlemez. Tanker kiralayan tarafın fiyatladığı şey, su yoluna girişin kimin elinde olduğudur.[1]

Bab el-Mendeb, Aden Körfezi'ni Kızıldeniz'e bağlıyor ve Suudi petrol terminallerine açılan geçidi oluşturuyor; bu yüzden ham petrolün Hürmüz Boğazı'na girmeden Avrupa'ya ulaşmasını sağlayan rota oldu. ABD ile İran arasındaki savaş bu yıl başlamadan önce dünyadaki enerji sevkiyatının yaklaşık beşte biri Hürmüz'den geçiyordu. Koridorun bütün anlamı da bu: diğeri tartışmalı olduğu için var.[1]

İki kapı, tek tarafın eli

Birleşmiş Milletler'in Yemen özel temsilcisi Hans Grundberg perşembe günü Güvenlik Konseyi'ne, son dört yılın görece sükûnetinin sona erdiğini ve ülkenin savaşın yeni ve daha tehlikeli bir evresine girdiğini söyledi; Husi güçleri Kızıldeniz'deki Mokha limanını birkaç gün önce ele geçirmişti. Bir gün sonra adalardaki mevzilerin alınması aynı ilerleyişin devamı; yalnızca salondan değil, sudan okunuyor.[1], [2]

Bab el-Mendeb ile Hürmüz artık aynı yük sahibine karşı aynı elde; dolayısıyla Suudi ham petrolünün Avrupa'ya giderken Hürmüz'ü atlamasını sağlayan rota, İran destekli bir gücün denetlediği sulardan geçiyor. Ambargo ticareti başka bir yola sokar; boğazın ise böyle bir alternatifi yok, çünkü aynı gidere başka bir güzergâh bulunmuyor. Karşı okuma da mümkün: uygulamada hiçbir şey değişmeyebilir. Husilerin denizciliği hedef alan önceki kampanyası da boğazı hiç kapatmamıştı ve sefere devam eden armatörler bedeli iptal edilen yolculukla değil, sigorta primiyle ödemişti.[1]

Geçiş sayımının yeri

Husilerin denizciliği hedef alan önceki kampanyası sırasında Kızıldeniz'deki trafik belirgin biçimde azalmıştı; aynı sayım, Husi siyasi bürosundan bir üyenin cuma öğleden sonra verdiği güvencenin de sınavı olacak. Hazem al-Assad, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb'de seyir serbestisi ile uluslararası ticaretin güvenli ve düzenli olduğunu söylemişti. Kapıyı tutan tarafın sözü, tam olarak ürettiği geçiş sayısı kadar değerlidir.[1]

Bu arada fiyat çoktan hareket etti: petrol cuma günü mayıs ortasından bu yana ilk kez varil başına 100 doların üzerinde kapanışa hazırlanıyordu. Bu rakam Hürmüz savaşını ve Kızıldeniz'deki ilerleyişi birlikte taşıyor, ikisi burada birbirinden ayrılamıyor; geçiş sayımının fiyat bildiriminden daha önemli olmasının nedeni de bu. Husi yönetimi Bab el-Mendeb'in denetimini doğrulayan resmî bir açıklama yapmadı ve Mayyun Adası'ndaki savaşçılarla böyle bir açıklama arasındaki boşluk, grubun koridoru nasıl okutmak istediğine dair başlı başına bir bilgi.[1]