Getiri bir eşiği aştı, ihraç defteri başka bir şey söylüyor

Fransa Merkez Bankası Başkanı Emmanuel Moulin, salı günü Paris'te borçlanma faizlerinin 2008'den bu yana en yüksek düzeyde olduğunu söyledi. Aynı cümlede Fransız devlet kâğıdının çok çekici olduğunu, yatırımcıların sunulandan fazla tahvil istediğini ve devlet finansmanı için kaygı olmadığını ekledi.[1]

Ekonomi Bakanı Roland Lescure, yıllık ihraç programının yüzde 85'inin o ana kadar sorunsuz tamamlandığını, faizlerin ise önceki döneme göre daha yüksek olduğunu söyledi. Son bir yılda faizlerin Almanya'da 80 baz puan, Fransa'da biraz 90 baz puanın üzerinde, ABD'de 100 baz puan yükseldiğini aktardı. Hareket, tek bir Paris öyküsü değil; Lescure'ün kendi karşılaştırması küresel bir faiz artışını tarif ediyor.[1]

Resmî defter, getirinin fiyatladığı primi iptal etmez

Mekanizma şu: ihraç takviminin yüzde 85'inin dolmuş olması, kalan kâğıdın hangi fiyattan gittiğini söylemez. Alıcının defteri doldurması, 2008 eşiğindeki getirinin hâlâ ödenmekte olduğunu dışlamaz. Uzun vadeli sahip için asıl soru, primin küresel faiz şokundan mı yoksa Paris priminden mi geldiği.[1]

Aynı 24 saatte Kongre Bütçe Ofisi, İran savaşının 1 Ağustos'a kadar yaklaşık 38 milyar dolara mal olduğunu ve 2027 ilk çeyrek PCE enflasyonunu Şubat tahmininin 0,5 puan üzerine çektiğini yazdı. Bu, Lescure'ün ABD'de 100 baz puanlık artışına rakip bir küresel kanal sunar. Fransız-Alman faiz farkı daralırken 2008 eşiği korunuyorsa küresel şok yeter; fark açılırken eşik korunuyorsa Paris primi ayrı duruyor demektir.[1], [2]