Masadaki eski kavgalar

Delhi'de Narendra Modi, grubun giderek 'kural koyan' hâle gelmesi gerektiğini söyledi. Masanın çevresinde Xi Jinping, Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan ve Cyril Ramaphosa vardı. Liderleri aynı odaya getirmek, başlı başına Hindistan'ın diplomatik erişiminin ölçüsü oldu.[1]

Aynı masanın bir de kavga geçmişi var. Hindistan ile Çin 2020'de tartışmalı sınırlarında ölümcül bir çatışma yaşadı. İran, Orta Doğu savaşı sırasında BRICS üyesi Birleşik Arap Emirlikleri'ne füze ve dron fırlattı. Bu iki husumet de bugünkü üyelerin arasında, yakın geçmişte yaşandı.[1]

Neden şimdi bir arada?

Zamanlamayı savaşın kendisi belirledi. Hafta sonu üyelere İran savaşı ışığında ilişkilerini yeniden tartma imkânı verdi; masayı kuran da bu ortak basınç oldu.[1]

Tarihçinin buradaki sorusu sade: bir topluluğu ne bir arada tutar? İbn Haldun'un cevabı asabiyyedir ve onun dışarıdan gelen baskıyla beslenen türü, baskı çekildiğinde ilk gevşeyendir. BRICS'i Delhi'de bir arada tutan bağ da üyelerin birbirine benzemesinden çok aynı basıncı aynı anda hissetmesinden doğuyor.[1]

Biçim mi, bağlayıcılık mı?

Ağustosta Sahel konfederasyonunu yazarken, ayrıldığı birliğin kurumsal biçimini yeniden kuran ama yasa ve bütçe oyunu odanın dışında bırakan bir meclisi anlatmıştım. Delhi'deki iddia aynı ayrımın üstünde duruyor: 'kural koyan' olmak bir biçim tarifidir, kuralı bağlayıcı kılan şey ise üyelerin anlaşamadığı yerde olanlardır.[1], [2]

Benzetmenin zayıf halkası da burada. Sahel'de üyeler ortak bir kopuşun ardından aynı safta duruyordu; Delhi'de ise iki üye geçen savaşta karşı saflardaydı ve ikisi hâlâ aynı masada. Liderleri bir araya getirmek Hindistan'ın erişimini gösterdi, uzlaşmak ise daha zor oldu. İzlenecek somut işaret, İran ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin BRICS masasında birlikte kalıp kalmadığıdır.[1]