Aynı mevduat, daha kısa bekleme süresi

Temmuz sonunda ABD'de mevsimsellikten arındırılmış M2 23,218 trilyon dolar düzeyindeydi. Vadesiz mevduat 7,088 trilyon dolar, diğer likit mevduat 10,416 trilyon dolar olarak açıklandı. Bu büyüklükler bankaların kredi verirken dayandığı yükümlülük tabanının ölçeğini gösteriyor. Dallas Fed'in incelediği tokenize mevduat, bu hesabı bankanın bilançosundan çıkarmıyor; ödeme ve devir işlemini anlık hale getirerek hesabın ne kadar süre yerinde kalacağına dair davranışı değiştirebiliyor.[2], [1]

Bir mevduat sözleşmede her an çekilebilir görünse de pratikte çoğu hesap gece boyunca kaybolmaz. Dallas Fed araştırmacıları bu davranışı iki değişkenle anlatıyor: hesabın ağırlıklı ortalama ömrü ve piyasa faizi değiştiğinde mevduat faizinin ne kadarının onu izlediğini gösteren beta. Tokenizasyon ortalama ömrü kısaltır ve betayı yükseltirse, bankanın sabit faizli uzun vadeli krediyi taşımasına yardım eden görece istikrarlı fonlama küçülür. Alternatif olasılık, bankaların fiyatlamayı değiştirerek müşteriyi hesapta tutması ve bu iki etkinin sınırlı kalmasıdır.[1]

Hız, bilançonun iki tarafına yayılıyor

Araştırmadaki duyarlılık hesabı aktarımın büyüklüğünü görünür kılıyor. Mevduatın ağırlıklı ortalama ömründe yüzde 10 düşüş, bankacılık sisteminin vade taşıma kapasitesini 10 yıllık tahvil eşdeğeriyle yaklaşık 580 milyar dolar azaltıyor. Mevduat betasındaki yüzde 10 artış için hesap yaklaşık 700 milyar dolar. Bunlar gerçekleşmiş kayıplar değil, seçilen varsayımlar altında bilanço kapasitesinin nasıl değiştiğini gösteren senaryolar. Yine de yön açık: daha hızlı ve faize daha duyarlı bir yükümlülük, aynı uzunluktaki varlığı taşımak için daha az alan bırakıyor.[1]

Banka bu farkı üç yerden kapatabilir. Beklenmedik çıkışlara karşı daha fazla rezerv ve ABD Hazine kâğıdı tutabilir, mevduat yerine daha uzun vadeli borç ihraç edebilir ya da kredi portföyünün vadesini kısaltabilir. İlk seçenek bilançonun daha büyük bölümünü hemen nakde çevrilebilir varlıklara ayırır. İkincisi fonlama maliyetini toptan borçlanma fiyatına yaklaştırır. Üçüncüsü ise ayarlamayı kredi isteyen hanehalkı ve şirketlere taşır. Gün içi Fed kredisi ve iskonto penceresinin daha fazla kullanılması bu baskıyı hafifletebilir; bankaların bu araçlara ne ölçüde yöneleceği belirsiz.[1]

İlk işaret toplam parada değil, bileşimde

Bu mekanizma için ilk sınama M2'nin tek başına artması ya da azalması değil. Temmuzda M2 hazirandaki 23,115 trilyon dolar düzeyinden 23,218 trilyon dolar düzeyine çıktı; aynı anda vadesiz ve diğer likit mevduat büyük bir taban oluşturmaya devam etti. Tokenizasyon yayılırken toplam mevduat aynı kalabilir ve para yalnızca daha hızlı hareket eden hesaplara kayabilir. Bu nedenle izlenecek ayrım, toplam stok ile mevduatın bileşimi arasında: likit hesapların payı, bankaların rezerv ve Hazine kâğıdı tutuşu ve vadeli borç ihracı birlikte hareket ederse bilanço uyarlaması görünür hale gelir.[2], [1]

Kredi tarafındaki sonuç daha sonra gelir. Bankalar mevduatı fiyatlayarak elde tutabilir ve ödeme hızındaki artışı kredi koşullarına yansıtmayabilir; bu, mekanizmanın en güçlü karşı senaryosu. Fakat fonlama daha kısa ömürlü hale gelirken likit varlık payı veya vadeli borçlanma yükselirse, maliyet ve vade seçimi krediye taşınır. Böyle bir durumda tokenize mevduat yeni para yaratmış olmaz. Mevcut paranın banka bilançosunda ne kadar sabırla durduğunu değiştirir; uzun vadeli kredinin sınırı da bu sabırla birlikte yeniden çizilir.[1]