Borcun büyüklüğü yerinde duruyor
9 Eylül'den itibaren Hazine, 10 yıl–20 yıl ve 20 yıl–30 yıl kesimlerindeki likidite destek geri alımlarını işlem başına 2 milyar dolar yerine en az 4 milyar dolar üst sınırıyla yürütecek; büyütülmüş üst sınır 4 Kasım 2026'ya kadar geçerli. Açıklanan gerekçe piyasanın işleyişine ilişkin: kurum bu kesimlerde yüksek nitelikli ve büyük hacimli teklifler alıyor ve orada daha güçlü likidite desteği vermek istiyor.[1]
Karar, toplam federal borç stokunun 40 trilyon dolar sınırını aştığı bir haftada geldi; 39 trilyon dolar eşiğinin geçilmesinin üzerinden beş ay geçmişti, faiz yılda 1 trilyon dolar üzerinde seyrediyor ve mali yılın ilk 10 ayındaki ödemeler bir yıl öncesine göre yüzde 15 yüksek. Geri alım, devletin daha önce ihraç ettiği kâğıtları piyasadan çekiyor, aynı devlet borçlanmayı sürdürüyor; dolayısıyla stok, bir bölümü geri alındığı için küçülmüyor.[2]
Fed rezervlerin fiyatını belirlerken, Hazine uzun vadede çalışıyor
Ağustos ayındaki geri finansmanda Hazine, nominal kupon ihale büyüklüklerini korumayı öngördüğünü söylemiş, böylece çeyreğin mevsimsel finansman dalgalanması bono ihalelerine ve nakit dengesine bırakılmıştı. Geri alım kararı aynı kurgunun öbür ucuna oturuyor. Kupon ihraçları yerinde kalıyor, uzun vadeli kâğıt geri alınıyor ve alımın gerektirdiği nakit esnek kısa vadeli taraftan çıkıyor. Özel kesimin elindeki bileşim bono tarafına kayarken, aynı kesimin devlete karşı toplam alacağı yerinde duruyor.[1], [5]
Merkez bankası bunların hiçbirini yapmıyor. 28-29 Temmuz toplantısının tutanaklarına göre Komite hedef aralığını yüzde 3,5 ile yüzde 3,75 arasında 9'a 3 oyla korudu; Beth Hammack, Neel Kashkari ve Lorie Logan 25 baz puanlık artıştan yana oldu. Fed rezervlerin fiyatını belirliyor; merkez bankası dışında tutulan borcun vade yapısını ise maliye otoritesi ayarlıyor ve iki aracın aynı yöne bakması gerekmiyor.[3]
9 Eylül'den sonra
Kararın arka planında zorlanan bir uzun vade var. Salı günü 30 yıllık getiri yüzde 5,286 ile 2007'den bu yana en yüksek düzeye çıktı, son 10 yıllık ihale yüzde 4,683 düzeyinden sonuçlandı, 30 yıllık ihale yüzde 5,216 düzeyinde durdu ve aynı gün Japonya, Almanya ile Fransa'da uzun vadeli getiriler yükseldi. Bu kâğıdı geri almak, vade riskini özel portföylerden tam da en pahalı fiyatladıkları noktada çekiyor; kurumun likidite diliyle anlattığı işlemi ben böyle okuyorum. Verilerle birlikte ayakta kalan bir okuma daha var: işlem başına 4 milyar dolar, uzun vadeli stokun yanında vade primini ölçülebilir biçimde oynatamayacak kadar küçük olabilir.[1], [4]
Sınama gözlenebilir ve tarihli. Kurum, güncellenmiş geçici geri alım takvimini yayımlayacağını ve gelecekteki işlem büyüklüklerini 4 Kasım 2026'daki çeyreklik geri finansmanda açıklayacağını söyledi. İşlemler 9 Eylül ile bu tarih arasında 20 yıl–30 yıl kesiminde 4 milyar dolar düzeyine yakın tutarlarla gerçekleşirse, maliye otoritesi toplam borç artmayı sürdürürken stokun vadesini kısaltmayı seçmiş olacak. İşlemler yeni azami düzeyin belirgin biçimde altında sonuçlanmayı sürdürürse, değişiklik açıklamanın tarif ettiği likidite desteğinden ibaret kalacak ve vade riskini kimin taşıdığı sorusu yerinde duracak.[1]