Kaydın öbür tarafındaki varlık

Hindistan'da banka mevduatı ağustos sonunda yıllık yüzde 17,8 büyüdü; bu, bir ay önceki yüzde 15,4'ü aşan ve on yılın en hızlısı olan bir oran. Yalnızca 31 Ağustos'ta biten iki haftada bankalara net 9,4 trilyon rupi girdi; toplam mevduat 278,7 trilyon rupiye, kredi bakiyesi 223,9 trilyon rupiye ulaştı. Kredi büyümesi ise adım uydurmadı, yüzde 19,4'ten yüzde 19,1'e indi.[1]

Bankanın önce tasarruf topladığı, sonra onu ödünç verdiği tabloyu bir kenara koyalım. Buradaki karşılığı adlandırmak kolay: yurt dışında yaşayan Hintliler yaklaşık iki buçuk ayda döviz cinsinden mevduat hesaplarına 126 milyar dolar yatırdı; bu para, RBI'nin dolar çekmek için açtığı bir pencereden geldi. RBI başkanı Sanjay Malhotra bu paranın yüzde 48,5'inin beş, yüzde 42'sinin üç yıl vadeli olduğunu söyledi. Yurt içi sisteme giren rupinin karşısında bankanın yazdığı kalem döviz cinsinden bir yükümlülük; bu mevduatı yurt içi bir kredi yaratmadı. Yerel mevduat toplamak ise zor kalmayı sürdürdü, çünkü Hintli tasarruf sahipleri piyasaya bağlı ürünlere yöneldi. Bir karşı okuma hak ediyor: yerel mevduat alttan büyümüş ve girişin büyüklüğü bunu gölgelemiş olabilir. Zamanlama buna karşı çıkıyor: yüzde 15,4'ten yüzde 17,8'e sıçrama, kredi yerine pencereyle birlikte geldi.[1]

Fazla rezerv, pahalanan vade

Aynı para, para piyasasında bir fazla olarak görünüyor. Bankacılık sistemindeki günlük ortalama fazla eylülde 10,25 trilyon rupi; ağustosta 3,67 trilyon rupi, temmuzda 1,07 trilyon rupiydi. Cuma günü RBI, yüzde 6,20 kuponlu 2029 tahvilinde ihaleye çıkarılan 110 milyar rupiye karşılık 45,05 milyar rupilik teklif kabul etti; kesme faizi yüzde 6,40 oldu. Gösterge 10 yıllık tahvil de yüzde 6,97'den yüzde 7,02'ye, beş baz puan yükselerek haziran ayından bu yana en yüksek düzeyde kapandı.[2]

Rezerv fazlası ile vadeye duyulan talep iki ayrı istek; ihale bunları birbirinden ayırıyor. Teklif verenler merkez bankasının ödemeye razı olmadığı bir getiri istedi, banka da ihaleye çıkan tutarın yüzde 40'ını alıp gerisini masada bıraktı. Uzun vadenin fiyatı, varil başına 105 dolar civarındaki Brent'i ve yüzde 4,95'teki ABD 10 yıllık tahvil faizini izledi; gecelik bir bakiyenin bu iki büyüklüğe uzanan bir eli yok. CSB Bank hazine bölümü başkanı Alok Singh, fazla likiditenin faizdeki yükselişi sınırladığını söylüyor. İkinci bir okuma da mümkün: borç yönetimi yüksek bir kuponu kilitlememeyi tercih ediyor olabilir; o zaman kabul edilen tutardaki kısıntı likidite durumu hakkında az şey söyler.[2]

Bunu hangi bilanço taşıyor

Tek bir akım, iki ayrı defter. Mevduat büyümesini on yılın en hızlısı yapan giriş, RBI'yi günlük 10,25 trilyon rupilik bir fazlayı çekmek zorunda bırakan girişle aynı; üstelik bankacılık sisteminin seçmediği bir vade taşıyor: yüzde 48,5'i beş yıl, yüzde 42'si üç yıl. Yüzde 80,32'lik kredi-mevduat oranı rahat görünüyor; arkasındaki yükümlülük ise dolar cinsinden ve vadeli.[1], [2]

Gözlenebilir bir sınama var. Günlük ortalama fazla, mevduat stoku 278,7 trilyon rupi civarında kalırken ağustosun 3,67 trilyon rupilik ortalamasına doğru gerilerse, para piyasası faizini girişten çok çekiş belirliyor demektir ve yüzde 7,02'lik kapanış yalnızca petrolün ve küresel faizlerin hikâyesi olmaktan çıkar. İzlenecek şey, RBI'nin sonraki ihalelerde ihaleye çıkan tutara karşılık kabul ettiği miktar: cuma günküne benzer ikinci bir kısıntı, likidite durumunu yöneten bir merkez bankasından çok bir seviyeyi savunan bir merkez bankasına işaret edebilir.[1], [2]