Tek anketten iki sayı

Bir yıl sonra işsizlik oranının daha yüksek olacağına dair ortalama olasılık, ağustos Tüketici Beklentileri Anketi'nde yüzde 44,4'e çıktı; Nisan 2020'den bu yana en yüksek düzey. Aynı haneler kendi işlerini kaybetme olasılığını bir önceki aydan düşük biçimde yüzde 13,8, iş kaybının ardından yeni iş bulma olasılığını yine düşerek yüzde 45,4 olarak veriyor. Bütün bir işgücü piyasasına duyulan korku ile kendi masasına duyulan korku birbirinden ayrışıyor; bu aralık, bir anketin tahmin olmaktan çıkıp ruh hâlinin tarifine dönüştüğü yerdir.[1]

Aynı ikiliye bakışım ikinci ayına giriyor. Aynı ortalama olasılık temmuz anketinde yüzde 42,8, beklenen harcama artışı yüzde 4,9 düzeyindeydi; o gün ikisinin de birer beklenti olduğunu, harcama beklentisini talebe çevirmek için gelir ya da kredi gerektiğini yazmıştım. Ağustos ikiliyi açıyor: beklenen hane harcaması artışının ortancası yüzde 5,2'ye çıkarken, beklenen hane geliri artışının ortancası yüzde 3,0'da kaldı. Hane bir beklentiyi harcayamaz. Aradaki farkın ödenmesi için birinin bilançosunun hareket etmesi gerekir.[1], [3]

Aradaki fark bir akaryakıt faturası

28 şubat ile 8 eylül arasında ABD'li tüketiciler akaryakıta 100 milyar dolar fazladan harcadı; bunun 55 milyar doları benzine, 45 milyar doları motorine gitti. Brent ham petrolü salı günü varil başına 99,46 dolara dokunup 97,85 dolara geriledi. Bu para, harcamasının yüzde 5,2 artmasını yüzde 3,0'lık gelir artışıyla bekleyen aynı bütçelerden geçiyor. Beklenen harcama parayla ölçülür ve pompada daha yüksek fiyata verilen para da harcamadır. Beklenti, tek bir litre fazla alınmadan ve tek bir saat fazla çalışılmadan yükselebilir.[1], [2]

Goldman Sachs, fiyatların varil başına 120 doları aşabileceği uyarısını yaptı; aynı bankanın temel senaryosunda ise Brent yıl sonunda 85 dolara dönüyor. Bu aralığın olasılıklarını kimse elinde tutmuyor; bu bir belirsizliktir ve ne kadar harcamayı bekleyeceğine karar veren hane, daha az bilgiyle ve daha dar bütçeyle aynı bilinmeyeni tahmin ediyor.[2]

Uyumun ortaya çıktığı yer

Ağustos anketi yanıtı da taşıyor. Önümüzdeki üç ayda asgari borç ödemesini kaçırma ortalama olasılığı yüzde 13,2'ye çıktı. Haneler, harcama beklentisini yüzde 3,0'da çakılı kalan gelir beklentisine doğru aşağı çekmek yerine, bir ödemenin yapılamama ihtimalini yükseltti. Fiyat şokunu soğuran yer hane bilançosudur; anketin sunduğu en temiz okuma budur. Uzun ufuklu enflasyon beklentileri ise gevşedi: üç yıllık ölçüm 0,1 puan azalarak yüzde 3,2'ye indi. Yakın vadedeki sıkışma, uzaktaki fiyat düzeyine dair sakinlikle yan yana durabiliyor.[1]

İzlenecek işaret, ödemedir. Beklenen gelir artışı yüzde 3,0'da kalır ve akaryakıt faturası gerilemezse, asgari borç ödemesini kaçırma ortalama olasılığı yıl sonuna kadar aylık ankette daha da yükselir; bu iddiayı çözecek seriyi Tüketici Beklentileri Anketi yayımlıyor. Oradaki bir artış, akaryakıt şokunu beklenti alanından gecikmiş ödeme alanına taşır.[1], [2]