Güvencenin yolu

Britanya, yabancı alıcıların ticari banka kredilerine 5 milyar sterline kadar toplam güvence açtı. UK Export Finance, uygun bir kredinin yüzde 80’ine kadarını üstlenebilecek. Banka krediyi verirken kamu kurumu geri ödeme riskinin büyük bölümüne ortak oluyor; borç yine yabancı alıcının yükümlülüğü olarak kalıyor.[1]

Benim için bu düzenlemenin kilit noktası para akışından önce riskin yer değiştirmesi. Güvence, bankanın alıcıya kredi açmasını kolaylaştırabilir. Kamuya düşen ödeme yükü ise ancak alıcı borcunu ödeyemezse somutlaşır. Bankanın kalan payı ve seçilecek alıcıların niteliği, riskin gerçekte nasıl bölüşüldüğünü belirler.[1]

Kredi ile sipariş arasındaki mesafe

Hazine, Brezilya, Fas ve Meksika’yı olası büyüme pazarları olarak sayıyor ve alıcıları Britanyalı tedarikçilerle eşleştirmeyi planlıyor. Krediye erişim, ihracat siparişinin kesinleştiği anlamına gelmez. Alıcının Britanya’dan mal veya hizmet seçmesi, sözleşme imzalaması ve ödemenin yapılması ayrı adımlardır. Açıklama, seçilmiş borçlu veya gerçekleşmiş satış tutarı vermiyor.[1]

Bu yüzden uygulamanın talebe etkisini ölçmek için yalnız güvence üst sınırına bakmam. Bağlanan kredilerin tutarı, bunlardan doğan Britanya siparişleri ve geri ödeme sonuçları birlikte gerekir. Siparişler artmadan güvence kullanımı yükselirse, kamu risk üstlenmiş olur fakat ihracat talebinde beklenen artış henüz görünmez. Alıcıların başka ülkelerden alımlarını Britanya’ya kaydırması da yeni toplam taleple aynı şey değildir.[1]