Üç puanlık aralık

Ağustosta Çin'de fabrika çıkış endeksi bir yıl öncesine göre yüzde 3,8, bir ay öncesine göre yüzde 0,4 yukarıdaydı; üreticinin girdi için ödediği fiyatlar yıllık yüzde 5,8 arttı. Aynı ay tüketici endeksi yıllık yüzde 0,8 yükseldi, gıda fiyatları yüzde 1,4 geriledi, gıda ve enerji dışındaki çekirdek fiyatlar yüzde 1,0 arttı. Üreticinin fabrika kapısında aldığı fiyat ile hanenin kasada ödediği fiyat arasında yaklaşık üç puanlık bir aralık var ve bu yazının konusu tam olarak o aralık.[1], [2]

Basınç çıkarım ucundan geliyor. Kömür madenciliğinde fiyatlar bir yıl öncesine göre yüzde 26,6, demir dışı metal eritme ve işlemede yüzde 20,8, petrol ve doğal gaz çıkarımında yüzde 10,5, kimyasal üretiminde yüzde 9,1 yukarıdaydı. Üretim araçları yıllık fabrika çıkış değişimine yaklaşık 3,92 puan eklerken tüketim malları yaklaşık 0,10 puan aşağı çekti. Haneye satış yapan kollarda fiyatlar geriliyor: gıda üretiminde yüzde 1,2, alkollü ve alkolsüz içeceklerde yüzde 5,3, otomotivde yüzde 2,2.[1]

Bir gider şokunun zincir boyunca kendiliğinden yukarı taşındığı varsayımını bir kenara koyalım. Kömürü, metali ve kimyasalı satın alıp haneye satan kollar girdileri pahalanırken kendi fiyatlarını düşürüyor; yani girdi giderindeki artış kasaya aktarılmak yerine üretim zincirinin içinde tutuluyor. Bu aralık, girdi ile çıktı arasındaki kâr payında duruyor ve imalatın tüketim malları ucunda sıkışıyor. Rakip okuma da dinlenmeyi hak ediyor: yönetilen enerji tarifeleri ve olağan fiyatlama gecikmeleri aktarımı bir iki çeyrek erteleyebilir, o durumda gider emilmek yerine ötelenmiş olur. İki okuma bundan sonra ayrışıyor ve aylık seriler ikisini birbirinden ayırıyor.[1], [2]

Talep nereden geliyor?

Fiyat serilerinin dışında, üretilen hacim alıcısını buldu. Ağustosta ihracat dolar bazında bir yıl öncesine göre yüzde 25 arttı; bir önceki ayın yüzde 23,9'undan hızlıydı. İthalat yüzde 28,2 yükseldi. Aylık dış ticaret fazlası 112,5 milyar dolardan 119,09 milyar dolara genişledi, ilk sekiz ayın birikimli fazlası 805,51 milyar dolara ulaştı. Aynı sekiz ayda yüksek teknoloji ürünlerinin ihracatı dolar değeri olarak yüzde 42,9 arttı; yarı iletken ihracat değeri ikiye katlanırken hacim yalnızca yüzde 4,1 yükseldi.[3]

Eksik terim, efektif talep. Yurt içi tüketim, fazladan üretilen hacmi daha yüksek bir fiyattan almıyor: hizmet fiyatları yıllık yüzde 0,8 arttı, gıda fiyatları yüzde 1,4 geriledi ve hanenin enerji şokunu açıkça hissettiği tek satır ulaşım yakıtı oldu; yıllık yüzde 8,3, aylık yüzde 6,6. Hacmi yurt dışındaki alıcı aldı. ANZ'den Zhaopeng Xing, gücün bir bölümünü şirketlerin gümrük vergisi belirsizliği nedeniyle ABD'ye mal yetiştirmesine bağlıyor. Bu büyüklükte bir fazla, muhasebe gereği bir başka kesimin açığıdır; dışarıda tartışma konusu olmasının nedeni de bu.[3], [2]

Bundan sonra ne izlenmeli

İki okuma bir çeyrek içinde ayrışabilir. Gider imalatın içinde emiliyorsa, kömür ve demir dışı metal fiyatları yüksek kalırken tüketim mallarının üretici fiyatları eylül ve ekim verilerinde de eksi bölgede kalacak; aktarım yalnızca ötelendiyse önce tüketim malları kolları artıya dönecek ve gıda üretimi satırı raf fiyatından önce hareket edecek. İzlenecek somut gösterge, tüketim mallarının fabrika çıkış endeksine katkısı; ağustos rakamından yaklaşık 0,10 puan götürmüştü.[1]

Altta duran soru eski bir soru: bir gider şoku ne zaman ücret-fiyat sürecine dönüşür ve talep kırılmadan önce onu hangi bilanço taşır? Ağustos verilerinde yanıt şöyle görünüyor: yükü üretici taşıyor, malı yurt dışındaki alıcı alıyor ve haneye başlıca pompa üzerinden dokunuyor. Bu düzen, kâr paylarında alan bulundukça ve dış talep sürdükçe ayakta duruyor; muhasebe kimliği ise geriye ne kadar alan kaldığını söylemiyor.[2], [1]